30 Mayıs 2012 Çarşamba

Görmek için son şans!..“Rembrandt ve Çağdaşları” sergisi 17 Haziran’a kadar uzatıldı.




Görmek için son şans!..“Rembrandt ve Çağdaşları” sergisi 17 Haziran’a kadar uzatıldı
SÜ Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) ev sahipliği yaptığı “Rembrandt ve Çağdaşları – Hollanda Sanatının Altın Çağı” sergisi, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 17 Haziran 2012 tarihine kadar uzatıldı. Sergi, Rijksmuseum ile dünyanın önde gelen özel bir koleksiyonuna ait eserleri Türkiye’de ilk kez izleyicilerle buluşturuyor. Rijksmuseum Müdürü Wim Pijbes, Rijksmuseum’un bu kadar seçkin eseri bir arada ilk defa ödünç verdiğini belirtiyor.




Konuyla ilgili bilgi veren SSM Müdürü Dr. Nazan Ölçer, “Serginin açıldığı ilk günden itibaren oluşan kuyrukları ve eserlerin önünde biriken kalabalığı görmek bizi çok mutlu ediyor. Günlük ziyaretçi sayımızı göz önüne alarak, Rijksmuseum ile serginin süresini uzatmak üzere görüşmelerimiz bir süredir devam ediyordu. Türkiye ve Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılında, Türk sanatseverlerin sergiye gösterdiği ilgi, Rijksmuseum yetkililerini de çok memnun etti. Uzun süren görüşmelerin ardından Rijksmuseum’u, sergiyi kısa bir süre için bile olsa uzatmaya ikna ettik. Hollanda’nın altın çağındaki usta sanatçılara ait eserleri henüz görmeyenler için önemli bir fırsat sunduğumuza inanıyoruz.” dedi.



Küratör eşliğinde sergi turu 2 Haziran’da...




 Türkiye ve Hollanda hükümetlerinin diplomatik sponsorluğunda düzenlenen sergide; Rembrandt’ın yanı sıra, Hollanda resminin önde gelen 59 sanatçısına ait 73 tablo, 19 desen ve 18 obje olmak üzere toplam 110 eser bulunuyor. Eserlerin tüm özelliklerini öğrenmek isteyenler için, 2 Haziran Cumartesi günü saat 15:00’te, Rijksmuseum Asistan Küratörü Anne Lenders rehberliğinde bir sergi turu düzenleniyor. Sergi; salı, perşembe, cuma ve pazar günleri 10:00-18:00 saatleri arasında, çarşamba ve cumartesi günleri ise 22:00’ye kadar ziyaret edilebiliyor.



Görsel Künye Bilgileri:

Rembrandt Harmensz van Rijn (Leiden 1606 – Amsterdam 1669)
Portre, Haesje Jacobsdr van Cleyburg (1583-1641), Rotterdamlı Bira Üreticisi Dirck Jansz Pesser’in Eşi, 1634
Oval pano üzerine yağlıboya, 68,6 x 53,4 cm
Rijksmuseum, env. SK-A-4833
© Rijksmuseum, Amsterdam

Abraham van den Tempel (Leeuwarden 1621/22 – Amsterdam 1672)
Portre, David Leeuw (1631/32-1703), Amsterdamlı Tüccar ve Ailesi, 1671
Tuval üzerine yağlıboya, 190 x 200 cm
Rijksmuseum, env. SK-A-1972
© Rijksmuseum, Amsterdam

Basın Bültenidir.

29 Mayıs 2012 Salı

Sayın İsviçreli Bilim Adamları!



Herşeyin çözümünü bulan İsviçreli Bilim Adamlarına buradan sesleniyorum.Lütfen sesimi duyun!Hani herşeyi icat ediyosunuz ya İsviçreli Bilim Adamlarının yaptığı araştırmalar diye başlayan cümleleri milyon kez duyuyoruz..
Bir gen icat edin mesela,tüm erkeklere bu geni aşılayalım,hiçbirisi aldatmasın.Aldatmayı bırak dışarı çıktıklarında hep önlerine bakarak yürüsünler.
Gazetelerde ve tvlerde bile kimseye bakmasınlar.Sadece sevdikleri kadını gözleri görsün.Sevgilerini belli etsinler,mutlu etmeye odaklı olsunlar.Romantik olsunlar,çiçekler alsınlar sevdikleri kadına.
Ne olur şu geni icat edin!Erkekler daha anlayışlı olsunlar,bize daha iyi davransınlar!
Bir vitamin icat edin mesela,bu vitamini çikolatanın içine koyun,pastalara koyun,hamur işi yemeklere koyun,biz kadınlar yiyip yiyip kilo almayalım mesela..
Diyet derdimiz olmasın istediğimizi yiyelim ama zayıf kalalım kilo almayalım!
Ukala insanlara,özelliklede işyerlerinde karsımıza çıkan yalaka insanlara,insanları ezerek beslenen egosu cok yükselmiş insanlara bir ilaç geliştirin mesela onlara hapı yutturalım isviçreli bilim adamları!
Dost gibi görünüpte kazık atmaya çalışan veya atan insanlara ise fitil icat edin lütfen!Kazık atmayı düşündüğü anda bu fitil hemen devreye girsin!
Sayın çok sevgili İsviçreli Bilim Adamları herşeyin çaresini buldunuz,yalnızlığında bulun lütfen!Her derde deva oldunuz bide benim ve benim gibi yalnız olanların derdine derman bulun lütfen!Mesela bekar olanlara bi koku geni yapın,'bekarım bekarım' sinyalini yaysın,evli olanlarda ise 'evli bundan hayır gelmez,bi ayağı cukurda' sinyali yayılsın:)
Norveçli bir balıkçının bile ellerini yumuşattınız,bizim neyimiz eksik bizide dahada gençleştirin!Botoks falan olmadan,kadınlar için bir gen yapın,sürekli bi genclesme olsun cildimizde,yüzümüzde,tüm vücudumuzda.Hepimiz 30larımızda 20lik gibi duralım olmaz mı sayın isviçreli bilim adamları...

Biricit artık tüm umudunu İsviçreli Bilim Adamlarına bağladı.:)
resim ne alaka deme; biscolata,olumlu düşünelim belkide olur:))
resim alıntıdır.

27 Mayıs 2012 Pazar

Anneee Ben Blog Star Oldum! :)


Biricit Blogstar Oldu! :)) Dünyanın sonu geldi,kıyamet alametleri başladı demektir bu:) Dayatılanla Yaşayan blog arkadaşımızın başlattığı köyümüzün Blogstarlarını Seçiyoruz Etkinliği açıklandı buradan bakabilirsiniz.Gerçekten birincilik beklemiyordum desem inanmazsınız belki ama çok eğlenerek,çok heyecanlı bir şekildede sonuçları meraklı bi haldede bekledim.
     En Neşeli Blog Star,En Sevimli Blog Star,En Tasarımı Güzel Blog Star seçilmişim.En Aşık Blog Star dalında ise ikinci olmuşum.Bu yazıyı neden yazdığıma gelince içimden bi ses yazmamı söylüyor bunun övünmekle alakası yok.Sadece bütün blog arkadaşlarıma söylemek istediklerim var bu yüzden yazıyorum.
Zaten sizin takiplerinizden ve yorumlarınızdan sizlerin samimi olduğunuzu anlıyordum.Ama bu şekilde öğrenmemde güzel oldu,aslına bakarsanız dayatılanın bır yazısınada yorum yazmıstım bana kım oy verır kı,onuda ben kendı kendıme oy verırım oda Kemal Sunal filmlerindeki gibi olur sen bana oy verdiysen benim oyun nerde,benim oyum buysa sizin oylar nerde gibi.:)
Ben çoğunluğumuzun bu etkinliğe eğlenmek için katıldığımızı ve eğlendiğimizi biliyorum.En azından ben kendi adıma eğlendim:)Bu etkınlık aslında blogların bırbırı ıle kaynasması,birbirlerini tanımaları,yeni bloglarla tanışma etkınlığı belkide blogların kardeş olduğunu göstermeleri etkinliği idi.Ama bazı arkadaşlarımız bu olayı çok ciddiye almışlar demekki sonuçları raxyo.com'da Huyum Kurusun'un sunumundan dinlerken, abartılı, tuhaf yorumlarda geldi.Bence bu olayı bu kadar ciddiye almayın; ne bileyim hayatta o kadar ciddiye alınacak olaylar varki onları ciddiye alıyor muyuz?
Yada çokta ciddiye alıp bi yerlerde kazanmak istiyorsanız Blog Yarısmaları bildiğim kadarıyla firmalar tarafından yapılıyor,onlara katılmalısınız bence.Bunu gurur meselesi veya ego tatmin olayı yapmanıza hiç gerek yok.
Buradan bir arkadaşıma İpek Böceğime'de teşekkür ediyorum blogumun temasında,tasarımında çok yardımcı oldu,header resmimi de kendisi yapmıştır,uykusuz geçen gecelerimiz en azından böyle bir ödülle layığını buldu ipek böceğim sana çok teşekkür ederim,emeğine sağlık:)
     Sonuçlarla ilgili bir başka diyeceğimde herkes gibi bende oylama yaptım oylama listemi dayatılana maılle gonderdım,kendı sectığım blog starlarla kazananların bazıları gerçektende bırebır aynı.Bazı sectığım blog starlar ise ıkıncılıkte bazıları üçüncülükte kalmıs.Bazı seçtiğim bloglar ise listelerde yer almıyordu,buna şaşırsamda genelde sonuçların bana düşündürdüğü diğer blog arkadaslarımla aynı şeyleri düşünüyoruz.
Ciddiye alan arkadaşlarımız için yine bu oylamayla ilgili birşey daha gözüme çarptı oy veren arkadaslarımız acaba 'yeni' kelimesini 'eski' diye mi okuyolar,yada anlıyorlar?
Yeni blogger demek; blogunu yeni açmış,yeni aramıza katılmış blogger demektir.:)) evet evet tahmin ettiğiniz gibi çünkü benim adayım ilk üçte yoktu:D ondan sinir yaptım:))
Anneme söyledim dün 'anneee ben blogstar oldum'.O da dediki 'ne ki o'.Yani beni pek ciddiye almadı size bişey söyliyim mi annem bi olayı ciddiye almıyosa o olay cidden ciddi değildir.Fakat kategorılerımı sayıncada gözleri fal taşı gibi açıldı:))
Ama Eurovizyon'u ciddiye aldı annem 'tühh yine mi kazanamadık,bu cocuk iyi yapmıstı tabıı biz Türk'üz ondan böyle oldu' diyede yorumunu ekledi.Ama anne ben blogstar oldum desemde annemin ciddiye aldığı konu Can Bonomo'ydu.O an düşündümki bir Bonomo kadar bile değerin yok Biricit:)İşveç'in şarkısı gerçekten güzel ama dinledimde beğendim ben.
     Bende mesela çay reklamı gibi Türkiye tanıtımımızı, şarkı öncesinde beğenmedim,bunu ciddiye aldım.Tarihi yerlerimizi, bir Boğaz'ımızı gösterselerdi, hayran hayran görselerdi diye düşündüm..
Demekki hayattaki ciddiyete bakışımız göreceli..
Neyi ciddiye alıyoruz bu hayatta,yada neden bu kadar hayatı ciddiye alıyoruz ki?Bence bu kadar abartmaya gerek yok hiçbişeyi..Ciddiye alınacak onca şeyler varken.Ben hepinize sadece kocaman bir teşekkür göndermek istedim blog arkadaşlarıma sevgiler:))Hani bir mim vardı ya maddiyat mı maneviyat mı,parayla işte bunu satın alamazsınız..sevgiyi..(konuyu mim yazısına bağlayan biricit:) )
Bu arada En Aşık Blog Star'da ikinci oldum ama beyaz atlı kocamı bulduğumda birinci olacağım bunuda belirtmeden geçemicem:)
Ben buradan bizim köyün blog starı olarak Dayatılan'ı seçiyorum bize böyle güzel bir etkinlik yaptığı,saatlerini bizim için harcadığı için ve umarımki anlaşılabilmiştir çabası..Dün sesini ilk kez duydum radyodan ve kalbinin sıcaklığı sesinede yansımıştı..
Biricit derki,hayatta neyi ciddiye alırsan onunla imtihan edilirsin,neşeyle ve sağlıkla yaşamak varken,bu ihtiraslar,kinler niye?yaşamak dururken bu öfke ne diye,hepimiz kardeşiz,barış ve kardeşlik için batsın bu dünya o zaman..:)

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Parfüm Dükkanı İle Biricit'in İlk Hediyesi Sonuçlandı! :)



Heyecanlı an geldi:! :) 10 Mayıs'ta başladığımız Parfüm Dükkanı İle Biricit'in İlk Hediyesi :) hediye çekilişimiz sona erdi.Katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.Parfüm Dükkanı'na da böyle güzel bir kampanyayı düzenlediği için çok teşekkür ederim.



Yorumlarınızdaki linklerinizin kontrolu tek tek yapıldı.Kimseye haksızlık olmasını istemedim,hatalı paylaşımlara twitter,facebook,mail yada bloglarınız yoluyla bildirmeye çalıştım,bazı arkadaşlar dönüp düzeltmelerini yaptılar bazı arkadaşlarım ise dönmedikleri için maalesef listede yer almıyorlar,facebook adını yazmayan yada linki olmayanları yanlıs yazanları ekleyemedim.Sonuca itiraz etmeden önce paylaşım linklerinizi,yorumlarınızı kendinizin kontrol etmenizi isterim.Şartlarımız arasında Google + dan paylaşım yapma olmadığı halde paylaşan arkadaşlarımada teşekkür ederim.
Toplam 152 yorum yapılmış,76 kişi yorum yazmış,76 kerede ben yorumlara cevap yazmışım.
23 alakasız yorum,3 geçersiz yorum,5 mükerrer yorum vardı.
45 kişi hediye çekilişimize katıldı ve facebook/twitter/blog paylaşımları artı hakları ile 118 sayısına ulaştık.
Random.org ile yaptığımız çekilişle kazanan kişi 79 no ile smyrnian oldu kendisini tebrik ediyorum:)


İyi günlerde güle güle kullanmanızı dilerim:)Mail gönderdim biraz önce, adres bilgilerinizi ve http://www.facebook.com/ParfumDukkani/photos  albümünden istediğiniz parfümü yazıp, bana dönüş yapmanızı bekliyorum.3 Gün içinde dönüş yapmazsanız çekilişi tekrar yapacağım.
Blog dostlarımada beni yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ederim,umarım çok güzel şeylerle her zaman biraraya geliriz.Sevgiler:)

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Esmer Bridget Jones Geliyor! :)



Hep bana Bridget Jones'a fiziki olarakta benzio musun diye soruyordunuz ya,bende cevaben Bridget Jones'un esmer olan haliyim,benim yaşadıklarım daha çok benziyo ona diyordum.Holywood dizi piyasası yememiş içmemiş ve esmer Bridget Jones'un dizisini yapmış,yoksa benim blogumdan mı ilham aldılar bilemiyorum:))
Bi arkadaşımın bana söylemesiyle bilgi sahibi oldum burada kendıde yazmıs o sekılde bılgılendım:)Tesekkur ederım ayrıca onada.The Mindy Project dizinin ismi.



Fox kanalında yayınlanacak olan dizinin fragmanını izledim bence komik ve eğlenceli bi diziye benziyor.Yalnız şöyle bi durum var bu Fox Kanalı yabancı kanal ve ingilizce olarak yayınlıo,acaba ben nereden bu diziyi Türkçe alt yazılı izlerim bilemiyorum bilen varsa beri gelsin:)



Dizinin konusu Bridget Jones'dan çok etkilenen esmer biricit cons hayatındaki işiyle,kariyeriyle ve aşk durumları ile ilgili kararlarında Bridget Jones'u kendine örnek alıyor ve çok eğlenceli,komik olaylar meydana geliyor:))
İzlemeye değer diye düşünüyorum,hele hele şu anda Bridget Jones Diary 3 Baby yapım aşamasında iken.Renee Zelweger bu sıralarda kilo almaya çalısıyormus sanırım çekimlerinede yakında başlanacakmış filmin.
Dizinin Türkçe alt yazılısını nasıl bulabilirim acaba buradan yetkililere sesleniyorum lütfen beni duyun:))Bu diziyi ya Türkiye'ye getirin yada bi şekilde alt yazılısını yapın:)



Yönetmen: Charles McDougall
Senaryo: Mindy Kaling
Oyuncular: Mindy Kaling, Anna Camp, Chris Messina, Dana DeLorenzo, Ed Weeks, Zoe Jarman
Tür: Komedi
Yapım Şirketi: Universal Television
Ülke: ABD
Süre: 22 dakika
Farkettiyseniz senaryoyuda dizinin oyuncusu yazmış,isterseniz fragmanına bakalım:))



Biricit bu diziyi çok merak ediyor ve izlemeyi düşünüyor ama tercüman tutacak sanırım bu konuda ne yapsın bilemedi:)
resimler alıntıdır

20 Mayıs 2012 Pazar

Mark Zuckerberg Bile Evlendi Ben Hala Bekarım



Mark Zuckerberg bile evlendi ben hala bekarım inanamıyorum ohaaa hatta yuh dıyorum.Şu an itibariyle facebookta gördüm 96540 kişide beğendi fotoğraflarını..
O da evlendı gencecik cocuk.Hatta bizim komsunun kızları,oğulları onlarda benden kucukler ama evlendıler bırıde nişanlanacak temmuzda mı ne gitmeyeceğim için tarıhe dikkat etmedim.
İnanamıyorum inanamıyorum herkes evleniyor..Bedava bişey mi dağıtıolar acaba millet kuyruğa girmiş inanamıyorum ben burada bunları yazarken dünyada acaba kaç çift evleniyor şu anda kimbilir hangi ülkelerde valla bak ben hala inanamıyorum diye yazmaya devam ediyorum yoksa bu yüzden mi evde kaldım ben..
Yarından tezi yok dışarı cıkıyorum koca bulucam ben..Ahh ahh gül gibi çocuğu kacırdım görüyo musun ben bu blogu açtığımda bekardı Mark ahh ahh facebooku kurdu cocukta ne zeka vardı kacırdım yumurta gibi oğlanı(bizim oralarda yumurta gibi oğlan yani saf temiz yürekli)....
İç çekiyorum şu anda hemde bende esmerdim yahu yakısırdık Markla ınanamıyorum yoksa benden kucuk muydu Mark.Olsun zengin olurduk.Ama zaten zengindi yahu Markcım:))
Ahhh ahh ne kadar ah ceksem sımdı ahhh bi kere daha ahhhh yazıyorum.
Vee bu sene sanırım evlenme senesi ne kadar eski iş arkadasım varsa bütün işyerlerimden hepsi facebooktan düğün merasimlerine davet ettiler.Sanki nispet yapıolar bu nedir sanki gideceğimde..EEee ben bi kocayı bulayım bangır bangır her yerlerden düğünümü, nişanımı,kına gecemi,imam nikahımı hepsini yazmaz mıyım??
Ahhh o günleri görecek miyim acaba..
Akıllı çelik bile evlendi yahu bu kadar diyim.Daha dünün bebeleri bana abılaa diyenler bile evlendi.Yok yok kesin büyü var bende yada bişey var anlamadım kısmetimi mi bağladılar acaba benim..

Biricit Mark'ıda kacırdı ya artık,ne yapsa bilemiyor,Markcım mutluluklar dilerim:))

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Algıda Yiyicilik



Algıda yiyicilik nedir diye soracak olursanız,kahvaltı yaparken aklıma geldi.Nerden geldi niye geldi bilemedim ama kızarmış ekmeğe yağ sürerken algım sadece yemeğe takıldı..
Bu sabah uyumadım pek.Belki bayramdır diye belkide..Kalktım kahvaltı hazırladım,zeytinime kızarmış ekmeğim eşlik etti.Algıda seçiciliğim,algıda geçiciliğim hepsi birleşti ve algıda yiyiciliğme odaklandım.Bi yandan kızarmış ekmeğimi yerken,bi yandanda düşündüm,acaba bugüne kadar neler yedim diye?
Yediğim dost kazıklarını düşündüm bir bir tek tek,iş hayatımdaki yediğim kazıkları düşündüm birer birer..
Neden yedim bu kazıkları,neden salaklığım tavan yaptı acaba diye düşündüm,bide eski aşklarımıda aklımdan hızlıca geçirip son lokmamıda yedikten sonra kahve içeyim dedim kahve yapmaya gittim.
Kahvemide içerken bi yandanda haberleri izledim.Yine düşündüm acaba nerede hata yapıyorum ben belkide eskilere çok mu takığım diye düşündüm.Gençliğim geldi aklıma yahu ben genç değil miyim görende üç otuzumda sanacak ben daha tek otuzumdayım..
Doksanları ne çok özlediğimi düşündüm,o zamanki şarkıları,filmleri,dizileri..En önemliside o zamanki insanları..O insanlardaki samimiyeti,dürüstlüğü,kalplerdeki temizliği,insaflılığı,mertliği.O zamanlar insanlar bu kadar kötü müydü?Yada ben mi bilmiyordum acaba hayatın içine girince mi kötülüklerini görür oldum bu insanların..
Lisedeki halimi düşündümde biz okula gittiğimizde dersi dikkatlice dinlerdik eve gelir ödevlerimizi yapardık.Ojeyle okula gitsek öğretmenler almazdı bizi içeri..Şimdi piercingler,dövmeler havada uçuyor.Benim kızım olsaydı yapmak isteseydi izin vermez miydim acaba bence izin verirdim belki ama okuldayken izin vermezdim sanırım..
Eskiden bu kadar kilo derdimiz yoktu obezlik yolunda değildik galiba hamburger ve fastfood çılgınlığından,internetin yüzünden kilo aldık.
Spor olarak yürürdük eskiden,şimdi mutfaktan su almaya üşenir olduk.Bu kötü insanlar ne zaman türedi peki haberlerde kötü olaylar,cinayetler,tecavüzler yada hep savaşlar..Acaba bu yediklerimizin etkisi mi oldu bizde de algılarımızı kaybettikte sürekli yer olduk herşeyi..
Ama ümitsizde olmamalıyım en azından kendi adıma,bundan sonra geçmişi kovalamamın yada kendi kendimi üzmemin bir faydası olmayacağına göre hepinizi affediyorum geçmişimdekiler..Ama bu af sizinle ilgili değil yani sizinle işim olmaz hayat boyu.Sadece kendim için affediyorum sizi,kendi huzurumu bulmak için.Algıda yiyiciliğim bu seferde algıda affediciliğe geçti..
Evet evet tahmininizde olduğu gibi Biricit rejime başladı,artık herşeyi yemiyor salaklık rejiminde.
resim alıntıdır

19 Mayıs Atatürk'ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun..


19 Mayıs Atatürk'ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun..

18 Mayıs 2012 Cuma

Sizeözelbaskı.com'dan Hediyem Geldi:)

Yine hediye kazandım:) Yine annem için girmiştim çekilişe ve kazandığımı öğrendim,annemle fotoğraflarımızı mail attım iki gün içinde hediye ulaştı bana Sonugurumnaz bloguna çok teşekkür ederim:)
Benim blogum anne bloguna döndü sanırım ama bu özel hediyeyi annem aldığında çok sevindi.Bardağımın iki tarafıda resimli aslında ama diğer tarafı şu anki hallerimiz o yüzden diğer kısmını yayınlıyorum:)Annem yeni doğum yapmış 38 yaşında bende yeni doğmuşum o zamanlar 40 günlükmüymüşüm neymişim:D

Böyle güzel,değişik hediyelerden sevdiklerinize almak isterseniz http://www.sizeozelbaski.com/ sitesinden alabilirsiniz.Sizeözelbaskı.com'a ve Sonugurumnaz bloguna çok teşekkür ederim:)
Biricit annesi mutlu olunca dahada mutlu oluyo!:)

Diyetcity'den Hediyem Geldi(Du'ıt Ayak ve Topuk Balsamı)

Hediye çekilişlerinden kazandığım bazı şeyler geldi bende sizlerle paylaşmak istedim:)
Sonugurumnaz isimli blogtan iki hediye kazandım ve büyük bi hızla hediyelerim bana ulaştı.Blog sahibesine çok teşekkür ediyorum:)
İlk hediyem Diyetcity sponsorluğunda bir hediye,annem için katılmıştım çekilişe.Şeker hastası olduğu için annem bu güzel faydalı krem işine yarar diye katıldım.Biliyosunuz şeker hastaları için el ve ayak bakımı çok önemli,kullanılan ürünlerde önemli.Annem topuk balzamını bi kez kullandı ama memnun şu anda sordum kendisine:) memnun kaldığını ve topuklarının yumuşadığını söylüyor:)Kullanım talimatlarında gözüme çarpan şeyleri söyleyeyim çok uzatmadan bu ürünün diğer ürünlerden farkı antitoksidan ve yağsız olması,aynı zamanda üründe petrol kimyasalları yer almıyormuş ve hayvanlar üzerinde de deney yapılmamış.Avustralya'da üretilmiş aynı zamanda ürün.Yaa annecim senin için Australia'dan ürünler bile alıyorum işte:))

Bu üründen yada diyetle ilgili ve şeker hastaları ile ilgili ürünlerden almak isterseniz http://www.diyetcity.com/ sitesinden alabilirsiniz.
Biricit kimyasal olmayan ve hayvan deneyleri yapılmadan üretilen ürünleri çok seviyor ve tavsiye ediyor.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Bize Hergün Anneler Günü:)



          Bize hergün anneler günü:) Anneler gününde annem ve ablamlaydım.Herkes normal normal fotoğraf çektirir ya..Benim aklımda ne zamandır bu fikir vardı aslında.Ama ablamında yanımızda olmasını bekliyodum sanırım.Hadi dedim fotoğraf çekinelim mi kızlar:) tabii annem ablam poz vermeye başladılar dedim öyle değil.Bizim için daha özel bi fotoğraf olacak bu anneler gününde üçümüzün ellerini çekeceğim:))İlk başta tuhaf tuhaf yüzüme  baktılar,bu kız kocayıda bulamadı iyice kafayı yedi der gibi böyle melul melul neyse yapalım bari dediler:)) Sonra sehpanın üzerine ellerimizi koyduk ve bunları çekebildim,bu arada solak olmadığım için çekimleri sağ elimle yaptım:))Abim ve yengemin gitmesini bekledim bu arada belirtmeden geçemicem ne cadı görümce olduğumu görün artık:D Sonra tabii normal fotoğraflarda çektim:))Aklımıza üçümüzde korku filmi fanatiği olduğumuz için elli bi film vardı o geldi:) Çok güldük çektiğim anlarda biri bizi kameraya alsaydı keşke diyede aklımdan geçirdim.O günü hiç unutmıcam eminim ablam ve annemde unutmayacaklar..
Soldan sağa Bir adet benim elim,bir adet anne eli(evimizin Ceosu),bir adet abla eli

takılar: pazardan alındı(marka yazamıcam valla hiç hatırlamıyorum nerden aldığımızıda:)) )
Biricit annesini çok seviyor,kurban olur anasına:)

Süper Kahramanım (mim)



Sevdiğiniz süper kahraman hangisi?(sevgiliniz süper kahraman olsaydı hangisi olurdu?)

He-Man
'Gölgelerin gücü adına,Güç bende artık' derdi.İskeletor vardı kötülük yapardı herkese,He-Man ise onunla savaşırdı,kılıcı ve aslanı yada korkak kaplanı :) vardı.Yalnız bu çizgi filmi izleyenler bilir He-Manın birde manitası vardı Şila:))Yada ben beş yasındaki aklımla onları sevgili sanır He-Man'ide kıskanırdım.He-Man gibi bi adam hayal ederdim hep kötülüklere karşı gelen onları yok eden..Biz pepe gibi değilde daha erkeksi şeyleri kahraman yapardık bizim zamanımızda(yazar burada iyice yaşlılık belirtileri göstermektedir)
Neden?
Çünkü İskeletor kötüydü,He-Man de onunla mücadele ederdi.Napalım yahu o dönemin biscolatası He-Mandi.
Sonra Maykıl Naytla tanıstım ablamla tartısırdık o benim o benim diye(kara şimşek)
SüperMancimde vardı tabii valla o zamanlar çok çapkındım nerde kötülükle mücadele eden bi karakter görsem aşık olurdum..
Valla ben sonrasında Saadettin Teksoy'uda çok beğeniyodum 'Ben Saadettin Teksoy'deyip parmağını da uzatırdı ya ne bıleyım baba gibi adamdı yahu..
Şener Şen mesela Türk filmlerinde hep babamı çağrıstırır bana,fizikende çok benziolar komiklikleri falan..Benim süper kahramanım BABAM:)

Biricit bir mim yazısını daha bitirdi sırada bekleyen diğer mimlerini yapacak en kısa zamanda:))
resimler alıntıdır

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Soğudum Sanal Dünyanın Zırtlığından




Soğudum..Sanal dünyadan..Yada sanal insanlardan..
Yağmurlu bir İstanbul sabahında,sabaha kadar istifra ederken anladımki(üşütmüşüm sanırım karnımın ağrısı ve midem bu gece deli etti beni) ben soğumuşum..
İstenilmediği yerde sadece yüzsüz ve adi insanlar dururlar.Ben onlardan değilim en azından şu an kendimi istenilmeyen biri gibi hissettim ve belki 15 gün belkide tamamen bazı ortamlardan ayrılma kararı aldım.
Bunun nedenlerine gelecek olursam:
-Daha ilk günden beni 'mature'ye benzetmesi birisinin hoş değildi.Bilmeyenler yazsın googledan baksınlar..
-Türk'lere laf söyletmem ki babamın oğluna bile söyletmemki..Sen dua et yinede diyorum sadece..yoksa başına ne işler gelirdide neyse..
-'30 yaşındaki menopozlu seksten korkan biri' hakaretine rağmen,alaycı tutumlara rağmen..hatta bazı seks ve sevısme ısteğıyle yanan insanların tahriklerine(tahrik derken kavga ve hakaret etme)rağmen ben yine durabiliyorsam..
-Bazı insanların 'sosyal içerük isterük' sözlerine katlanıyorsam,ki bu insanlar acaba ne içeriğinden bahsediyolar kendileride bilmioda..yada kendilerinden böyle örnekler göremedikte nedense..ama insanların ben veya baska gönlünden gelerek bişeyler yapmaya çalışan insanların kalplerini kırabiliyorlarsa....
-Saçma sapan esprılerı(yada ben anlamıyorum genc esprılerıde olabılır) şak şak şak alkışlayıp ahaaa sosyal içerük işte budur ahaada bakın gayrii diyolarsa..ben size yuh diyorum.Ve diyorumki benim yanımda olmanız gerekirken yok sen forumda mısın yok bu olmaz silenecek bu yok yok sildim gitti..
yok yok olmaz..sildim..diye bana 30 yaşındaki kadına bu şekilde istenilmediğimi belirtirsen bende artık daha fazla dayanamam..Benim sil dediklerimi silmiyorsan o zaman niye bana onu verdin?Birisi sana hakaret ederse sen susup kalır mısın,aa saol tesekkur ederım mı dersın yoksa karşılığını misli misli verir misin?Yada ben susuyorsam sen diğerlerine neden ceza vermiyorsan?onuda anlamıs değılım!
Kimin yanında duramayacağını,provakatörlerin,ortalık karıştırıcı mikserlerin,huzur bozmaya çalışanların yanında duracağını biliyorsan,beni istemediğini belirtiyorsan ben orada asla duramam çünkü benim yapım bu elinden geldiğince beni oradan soğutursan ben soğurum zaten..
Bide dün yasadığım başka bi olay:Birisi beni tersleyince mesela ikinci sınıf insan yerine koyunca ben kendimi kötü hissederim bu farklı bir yerle ilgili..Orayada bi daha gitmeme kararı aldım..Kalbim kırıldı çünkü ciddi ciddi..
Ve önümüzdeki 15 gün içinde çok yoğun bir dönemdeyim hayatımla ilgili o yüzden diyeyim ve bu yaşadıklarımıda değerlendirmek adına bazı şeylerden uzak kalmaya karar verdim.
Ama asla blogumdan değil burası benim yerim biricitinyeri burası..Yazılarıma her zaman devam edeceğim buradan benden kurtuluş yok yani:))
Bir arkadaşım sormustu geçen ısım vermıyım şimdide sen bize anlatmalısın popülerliğinin sırrı ne demişti.
Ben bu blogu popüler olmak için açmadım içimi dökmek,düşüncelerimi paylaşmak için açtım 24mayıstada 6aylık bir blog yazarı olacağım.6 ayını geçmiş.Blog dünyasını iyice tanımış birisi..
Söyleyeceğim şu aslında blogumu seviyorum ilk actığımda böyle olacağını tahmin etmezdim.Nasıl böyle oldu?, bence insanlar sizin samimiyetinizi anlıyorlar.Yazılar ne kadar ruhsuz gibi dursada bazen yanlıs anlasılmalara yol acsada bazen duygular cok net anlasılıyor..Demem o ki(hep şu kalıbı kullanmak ıstemıstım) ben popüler olmaya meraklı değilim olmayada çalışmıyorum herşey kendiliğinden oluyor buna çaba sarfetmiyorum.Ben insanları seviyorum ve mesela herkesi takip ederim insan ayrımı yapmam ben..Hediye çekilişime katılanlarıda bloglarından takipteyim benim için her insan özeldir ve değerlidir...
Hediye çekilişime gelecek olursam çok kibar,nazik ve iyi bir firma benimle irtibata geçti ve güzel bişey oldu,çünkü bunu yapmayı bende bıkac ay önce düşündüğümüde yazmıstım.
Bu arada destek beklediğim bazı blog arkadaşlarım destek olmadılar onlara cok tesekkur edıyorum.Ama hiç ummadığım hatta destek yapın bana demediğim bazı blog arkadaslarım beni çok şaşırttılar gerçekten samimiyetlerine iki kez inandım onlara yüreğimden gelerek teşekkür ediyorum.Çünkü arkadaşlar bende hediye çekilişlerine dışardan giren hep yarısan biriydim.Ama hediye çekilişi yapınca anladımki gerçekten zor bişey bunuda belirtmeden geçemicem.
Son olarak blogumdayım,süreklide sağlığım izin verdikçe yazacağım.Bana ulaşmak için yorumda yazabilirsiniz,mailimdende,twitterimdanda ulaşabilirsiniz.Ben her yerden geri dönüş yapıyorum bilen bilir kimseyi cevapsız bırakmam asla..
15gün boyunca kendi özel hayatım ve blogumla ilgileneceğim.Belkide 15 günde hayatımda çok büyük değişiklikler olur siz ne dersiniz?
Not: Hediye çekilişime katılmak için buradan
Blogstar Yarışmasına katılmak için buradan (hep yapmak istemiştim bunuda yaptım ya artık gam yemem)
Biricit sabah sabah Seda Sayan modunda Fatih Portakal'ı izliyor ve tabiiki kahvesini içiyor
resim alıntıdır

15 Mayıs 2012 Salı

Silmeden (mim)




Silmeden yazıyoruz bu mim yazımızı..
Silmeden zaten hayatıda yaşamıyor muyuz?Silgi kullanmadan yaşama sanatı, hayat değil mi?Benim ilk aklıma gelen bu oldu silmeden deyince..
Silmeden yaşıyoruz,hatalarımızla,sevaplarımızla,düşüncelerimiz değişiyor belki zamanla ama kırılan bir kalbi düzeltebiliyor muyuz?yada kırdığımız kalp eski haliyle kalıyor mu?kendinizden düşünün kalbinizi kırdı birisi,siz ona eskiden hissettiklerinizi aynı sıcaklıkta hisseder misiniz?Karsınızdaki insanda böyledir.Birini incitirseniz geri dönüşünüz yoktur..
Silmeden yaşamayız aslındada,bazı insanları silmek gerekir komple hayatımızın içinden çıkarmak gerekir..Çünkü o insanlar bize zararlıdır,kötülüğe meyillidir.Hayatımızda olmaları artık bizim için tehlikeliyse onları hayatımızdan çıkarıp silmemiz gerekir.
Sil baştan yaşamalıyız bazen..Bazen hayat öyle kötü giderki ne yapacağımızı bilemeyiz?İş hayatımız,aşk hayatımız öyle berbatlaşırki,bu durumdan kurtulmak için ya işimizden ayrılırız yada sevdiğimiz insandan..O anlarda dünya başımıza yıkılır gibi hissederiz.Depresyonlara gireriz..
Mutsuz olmaya başlarız..Ama içimizde bitmek bilmeyen bir umutla yeniden hayata başlarız,eski hayatımızı sileriz ve öylede olmalı bazen..
Silmeliyiz bütün kötü şeyleri aklımızdan,hayatımızdan,yeni bir hayata başlamalıyız belkide bembeyaz bir sayfa ile....



Biricit sil baştan başlamak gerek bazen hayatı sıfırlamak diyerek,kahve yapmaya gitti.
resim alıntıdır.

13 Mayıs 2012 Pazar

Sevelim Sevilelim, Dünya Kimseye Kalmaz



Blog Dünyasında neden varız?Kalp kırmak için mi,birilerini üzmek için mi,egolarımızı tatmin etmek için mi?Yoksa paylaşmak için mi buradayız?Biri mim yazısını dert eder,öbürü mim yazısı yazmayın der?Yahu istersem yazarım istersem yazmam?Bu konularda çoluk çocuk gibi nedir bu kavgalar,tartışmalar,orda bi yazı okuyorum bi üzülüyorum,burda bi yazı okuyorum tuhaflaşıyorum.Düzgün düzgün yazılarınızı,düşüncelerinizi paylaşsanıza kardeşim yahu burası oyun parkı mıdır?Mim yazılarının tarihçesi nedir bilemiyorum ama bloggerları tanıma,bloglarla kaynaşma amacıyla yazılıyorlar.Bunu anlamayanınız yoktur.Tamam bazen belki tuhaf sorular çıkabilir,çıkmayadabilir.Bunu yazmak isteyen yazar,istemeyende yazmasın,tabii fikirlerinizide söyleyin söylemeyin diyen yok,ama kimse kimseyi aşağılamasın yada ne bileyim tuhaf şekilde sözler söylenmesin.Bazen bende daralıyorum günde beş kez bile mimleniyorum nasıl yazıcam bu kadar mim yazısını diyorum,ama şunu unutmayın onları yazan kişide güzellik,farklılık olsun ve blog yazarlarını tanıyalım diye yazıyor..Ayrıca bu saçma sapan konulardan birbirinizi üzmeye değer mi?Bir bloggerın vefatını öğrendim bugün ve dünyada bu tartıştığınız konular kadar saçma bişeyin olmadığını yine anladım..O ölen arkadasımızda mim yazıları yazardı biliyor musunuz?Mekanın Cennet olsun Barney..huzur içinde uyu..
Bu dünyada bu kadar ufak tefek sorunları dert etmeye değiyor mu sizce?Hepimiz yarın öbürgün bu hayattan göçeceğiz.. Bugün anneler günü mesela,siz hiç anneleri hayatta olmayan insanları düşündünüz mü?Hediyeler alıyorsunuz annelerinize ama gerçek hediyenin kalbinizden geldiğini biliyor musunuz?Kalpten gelen sevgi en güzel armağandır.Bugün bizim evde anneler günü değil aslında dünya börekler günü,çünkü annem ziyarete gelecekler için sabahtan aksama kadar yemekler,börekler hazırladı..Aaa şu bu yemeğı sever,bu baska yemeğı sever demedi son hızla yaptı böreklerini,yemeklerini..Yardım edeyım dedım yok ben yaparım dedi..Peki ben hakkını nasıl ödeyebilirim annemin,bir gün bir hediye alarak mı?Yoksa her zaman ona değer vererek mi?Hergün anneler günüdür hergün annemize hediye verebiliriz sevgimizi..En kötüsüde annemizin yanımızda olamamasıdır.Tanıdıklarım arasında çok var annelerini kaybetmiş arkadaşlarım onlar neler hissediyor biliyor musunuz?Emin olun ki ne onlar,ne kaybettikleri anneleri, nede Barney şu anda sizin hislerinizdeler...
Yapıcı olun,birbirinizi sevin,kimseyi üzmeye değmez bu hayatta kimseyi kırmayın..


Gelin tanış olalım, işi kolay tutalım
Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz
Yunus Emre'nin sözleriyle yazımı sonlandırıyorum..

Biricit herkesin anneler gününü kutlar,büyüklerin ellerinden,küçüklerinde gözlerinden öper.
resim alıntıdır

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Stil Direktörü İle Röportaj Yaptım! :)

     
     Blog Dünyasının en samimi,en içten,en eski,en dobra dobra Kadın Blogger'i çok sevdiğim Stil Direktörü ile çok keyifli ve kendi kadar yürekli bir blog röportajı yaptım:) Yaz Köşesi Röportajlarımın bu haftaki konuğu Stil Direktörü ve çok keyifli röportajımız..
     Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin ve konuğum olduğun için teşekkür ederim.Blog yazmaya ne zaman başladın,hangi rüzgar seni buralara getirdi,iyiki de getirmiş ve seni tanımışız:)
   Stil Direktörü Kimdir?
     Kolejde seçmeli bilgisayar okurken; pc atraksiyonları bir hayli hoşuma gitti. Zaten bebek vsden cok erkek oyuncakları, muhabbetleri hoşuma giderdi, bizim jenerasyondan (78 kuşağı) Commodare 64'u olan kaç bayan tanıyorsunuz ? ,)) Yoksa bile artık tanıyorsunuz Stil Direktörü Eda Demirel Suner...
     2005 yılı sonunda yahoo gruplar açılmaya basladı, ben de onlardan birinin sahibi yahoo grup tabiriyle moderatörüydüm. Sonrasında yıllar geçti, sörf popülerizmi arttı ve insan beğendiklerini folder folder saklamak yerine free server arar oldu, en azından ben o dönem aradım. Akabinde flickr vs türevi sitelerde dosya bazlı sevdiğimiz doneleri paralı ve bedava depolama alanları türedi, derken derken bloglar açıldı vs... ki TR'de bildiginiz gibi en eski bloggerlardan biriyim sene 2006.... 
Teşekkürler Biri .))
    Daha fazlası için bakınız hakkımda sayfam... http://www.stildirektoru.com/2009/04/hakkmda.html

Hayata nasıl bir pencereden bakıyor Stil Direktörü,sosyal projelerde yer almayı sevdiğini Hayvan Barınakları'na bağış yapıp sana dekontu yollayanlara blog header resmi yapmış olduğunu gördüğümde anladım,düşündüğün yapmayı gerçekleştirmek istediğin projelerin neler?
     Valla sosyal proje vs bizim ülkede yaş. Hangi taşı kaldırsan amacı başka çıkıyor, düşünsene hayvan barınaklarına yardım olsun diye ben 5-6 saatimi verip bir blogger teması yapıyordum sonra ne oldu? Ona bile popülerizm mantığıyla bakan full kompleks insanlar türedi ki, blogger teması yapıp para alanlar varken... Kısaca tema blogunu benden başka kimse şu an göremiyor kapatmadım ama tema yaparsam açarım.
     Kısacası benim hayata bakışım şu sekilde, 2000  yılından beri her sene 2 çocuk okutuyorum bunu da bilen bilir, blogda yazmadım mesela hatta okulumuza tuvalet projesinde de Siren Ertan vs bir sürü ünlü gönüllüyle beraber aktiviteler yapıldı ama bunları da bloga konu etmedim neden çünkü bizim ülkede iyi niyet çerçevesiyle ne yapsan hinler atlar ,) ki bu sebepten blogu da yoruma kapadım ,) hoş adsıza açıktı blogum, iki kuruş beyniyle bana laf soktugunu sanan adsız nickle yorum yapan ama blogger olduklarını hatta kim olduklarını  bildiğim bloggerlar bile vardı .) Zaten bana gerek kalmadan, sağolsunlar takipçilerim yazdığım yazılar dışında yorumları bile takibe aldıklarından onlara hak ettikleri cevapları benden önce veriyorlardı ,)) İşim ve hayattan keyif almak dışında blogmuş vs..miş zerre umurumda değil ,) Çünkü muhteşem bir hayatım var, seninde bildiğin gibi yılda en az 5-6 defa yurt dışındayım. Blog bu yüzden sadece hobim, bildiğiniz gibi ben reklam da almam, bir banner varsa Hakkımda sayfamda yazdığım gibi, bilin ki işin içinde ben de varımdır! Bence bunlar ucuz işler, gir işe saksıyı çalıştır paranı al. Ha benim hayatım reklam geçimim buna bağlı diyorsan ne diyeyim Allah yolunu açık etsin ama ıslah da etsin ,) Samimiyetten öte.... Bana demeyin ki ihtiyacım var bunlar bahane blogger  bloggerdir ,) İki eşantiyon için eller havaya yapan, sabahın körü bilmem ne oteline bedava girebilip çay içmek için lansmana koşan insanlar benim yaşamım dışında ,) Kısacası ben blogunu popülerizm adina basamak olarak görenlere acıyorum desem daha doğru olur. 


Markalar tarafından çok sevilen birisin,bunun yanısıra dobrasın yazılarındada,twitterındada her ne düşünürsen ve markalarla ilgilide yazıyorsun.Markaların senden korktuğunu yada çekindiklerini düşünüyor musun?En sevdiğin marka hangisi?
     Marka takıntım yok o an ne beğenirsem alırım, blogumda 3 sene önce, Atlet Pazar'dan kolye Tiffany'den başlıklı yazım oldugunu da bilirsiniz. 
Yazını okudum ve okuyucalarımız içinde ekliyorum:) http://www.stildirektoru.com/2009/05/dantelli-atlet-pazardan-kolye.html


Blog Dünyasında sevdiğin ve sevmediğin bloglar var mı?
     Var elbette olmaz mı, ama isim vermem sevdiklerime tavrım bellidir ki anlarsınız, sevmediklerim de zaten yukarıda topluca bahsettiğim tarzda insanlar.


Yeni blog yazmaya başlayan blog yazarlarına önerilerin neler,yıllardır blog dünyasında olmanın vermiş olduğu ve edindiğin tecrübelerle ne söylemek istersin?Blog Dünyası nereye doğru gidiyor ve okuyucularıma söylemek istediğin mesajların var mı?
     Kimseyi takmasınlar kendileri olsunlar, görsellere önem versinler. Fotoğrafa resim demesinler, dergi gibi kopyala yapıştır çalıntı içerik üretmesinler, kaynaksız yazı yazmasınlar. Bazı moda bloggerlarının çaldığı gibi, aylık çıkan dergileri toplayıp, modaya dair röportajların belli cümlelerini çalıp çırpıp kendi yazılarıymış gibi bloglarına indira gandi yapmasınlar sonra böyle rezil olmasınlar ,) 
     İçerik üretecek kapasitesi olan blog açsın yoksa okunurluluk beklemesin. Açık ve net yazıyorum, oje aldım diye bloguna yazı girmek içerik üretmek değildir! Azıcık emek sonra yemek... ,)) Sadece bir konuda yazı yazmasınlar azıcık kişiliklerini katarak, kendileri olsunlar. İnanın o zaman okunmanın ötesinde, saygı duyulur, senin bana sorduğun gibi firmalar ve kişiler tarafindan da çekinilen kişi olursunuz ,) Kısaca diyeceğim şu ki; kimseye müdananız olmasın! İş iyiyse, sunum, hizmet, karşı tarafa verilmeye çalışan mesajın samimiyeti gerçekse Türk halkı aptal değil alır! Kim iyi kalpli, kim pompalamasyon anlarlar ,) 
     Evet sevgili Biri, sen sordun ben yine Edi tadında dan dan anlattım. Şu an sana bu satırları Amsterdam dönüşü yazıyorum bu yüzden Türkçe harfler yok, tapaj hataları varsa da, imla vs sen bloga eklerken istersen editlersin malum ipadle yazınca tek uğraşamadım. Ki normalde mim vs yazmam, röportaj da vermem bu da benden sana, en net, en harbi blogger röportajı olsun ,) 
     Sevgi ve neşeyle kalın .) 
Stil Direktörü'nün Eda Demirel Suner'in bloglarına buralardan ulaşabilirsiniz.
http://www.stildirektoru.com
http://www.stilpazari.com


10 Mayıs 2012 Perşembe

Parfüm Dükkanı İle Biricit'in İlk Hediyesi:) (SONA ERDİ)



İlk Hediye Çekilişimle,Heyecanlı bir şekilde karşınızdayım Arkadaşlar:) Parfüm Dükkanı ile kampanyamız sonunda 1 kişiye parfüm hediyemiz var! http://www.facebook.com/ParfumDukkani/photos  albümünden istediğiniz parfüm sizin hediyeniz olacak:) Parfüm Dükkanı'nın Yurt Dışından İthal Harika Kokularından Sizin İçin Seçtiğim Birkaç Örnek;





KAMPANYA ŞARTLARIMIZ
1)Blogumu google friend connect(sağda biri bizi gözetliyor yazan yerden) takibe alıp,Parfüm Dükkanı Facebook sayfasını beğenmeniz(https://www.facebook.com/ParfumDukkani) (Zorunlu
2)Facebook sayfasını ve kampanyamızı blogunuz varsa blogunuzdan ve/veya Twitter/Facebook sayfanızda paylaşmak(Zorunlu değildir+İsteğe Göre Artı Haklar)
3)Son olarak ad-soyad-mail bilgilerinizi ve gerekli linklerle birlikte yorum olarak bırakın
25 Mayısta kampanyamız sona erecektir.Paylaşımlarınızın kontrolü için paylaşımlarınızı herkese açık yapmanızı rica ediyoruz.Facebook adınızı yada linkinizide yazmanızı rica ederiz.Kargo değerli firmamıza aittir.Herkese Bol Şanslar:)
Hediyemiz Türkiye için geçerlidir.Yurtdışı gönderimi yoktur.

Kitap Mimi



Mim Yazımızın konusu kitaplar:)
1.Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Genelde akşamları uyumadan önce okurum.Bazen otobüste okuduğumda görülmüştür özellikle uzun bi seyahatse,yada tatilde sahilde güneşlenirken:)
2.En sevdiğiniz yazar/lar?
Elif Şafak,Adam Fawer,Debbie Macomber,Ayşe Kulin,İlhan Uçkan,Duygu Asena,İpek Ongun(zamanında bütün kitaplarını okumuştum)
3.En beğendiğin Kitap/lar?
İskender,Mutluluk Dağıtmak(Delivering Happiness),Olasılıksız,Empati,Küçük Mucizeler Dükkanı,The Secret,Bir Genç Kızın Gizli Defteri,PuCCa Günlük,Kadınlık Bizde Kalsın,Kadının Adı Yok,Doğru Erkeği Bulma Klavuzu,Maya.
4.(Yerli/yabancı) hangi yazarların kitaplarını daha çok tercih edersin?
Öyle bir ayırım yapmam genelde ilgimi çeken kitapları okumayı tercih ederim.
5.Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Küçük Mucizeler Dükkanı'nın ilkini bitirdim ama tamamını 8 kitapmış sanırım hepsini okumayı düşünüyorum.
6.Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?
Gerçekten yaşanmış yada gerçeğe çok yakın kitapları,yeni şeyler öğrenebileceğim gelişim kitaplarını seviyorum.
7.En son hangi kitabı okudun?
Ayşe Kulin-Gizli Anların Yolcusu
Aslında onu okuyalı epey oldu,Merak Ettikleriniz isminde bi kitap okudum ama henüz blogumda bahsetmedim.Doğal güzellikle ilgili bi kitap okuyorum şu an ama bitince yazıcam:)
8.Şu anda hangi kitabı okuyorsun?
Doğal güzellik :) Damla'mın kitabını bekliyorum,yeni ulaştı ama heyecan için henüz paketimi açmadım:D
9.Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?
Kitap bu dünyaya yeterli değil ki bloglara yeterli olsun:) Kitap blogları çoğalsın,ben mesela kitap blogu değilim ama zaman zaman okuduğum kitaplara yer veriyorum. Yani kitap bloglarında genelde gördüğüm şey,kendi görüşleriyle yazmamaları tabii yazanlarda var ama yayınevi reklamı yerine ben kitabın tanıtımında okuyan kişinin kendi görüşlerini öğrenmek isterim.
Bu mesela kozmetik blogları içinde geçerli kullanmadığı ürünü yazan kozmetik blogu gibi.Ben ürünün kullanımını merak ediyorum,faydalarını yada zararlarını.Buna benziyor kitap bloglarıda.Bana o kitaptan ne öğrendiğini yada nasıl bi kitap olduğunu yazmalı..
10.KİTAP OKUMAK sizin için ne ifade ediyor?(cevabını en çok merak ettiğim soru)
Kitap olmadan yaşayan insan bomboş yaşayan bi insandır.Ne olursa olsun günde en az bi kez kitap okumalıyız bence.Kitap okurken başka bi dünyaya geçiyoruz.Bunun hazzını anlamayanlar boşuna yaşıyorlar gibime geliyor:)

resim alıntıdır.

Anneler Günü’nde, anne ve çocukları Sakıp Sabancı Müzesi’nde sürprizler bekliyor.


    Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Anneler Günü’nde, anneleri sevdikleriyle birlikte ücretsiz ağırlamaya hazırlanıyor. 13 Mayıs 2012 Pazar günü müzeyi ziyaret edecek anneler, Haziran’da sona erecek ‘‘Rembrandt ve Çağdaşları’’ sergisini görme fırsatını yakalayacak. Çağdaş bir düzenlemeyle yeniden ziyarete açılan “Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu” sergilemesinin yanı sıra, resim koleksiyonundan seçmelerin yer aldığı “Bir Ülke Değişirken – Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi”ni de gezecek anneler, sanat dolu bir gün yaşayacak.
“Rembrandt ve Çağdaşları” sergisi kapsamında annelerin, çocuklarıyla keyifli dakikalar geçireceği ücretsiz atölyeler düzenlenecek. Atölye katılımcıları, “Rembrandt ve Çağdaşları” sergisini birer tasarımcı gibi gezerek, Altın Çağ modasına dair ipuçlarını toplayacak. Tablolarda gördükleri aile armalarının işleme, desen ve modelleri inceleyerek kendi aile armalarını yaratacak; tişört, bez çanta ya da takı tasarlayacak. Müzenin mağazasından annelerine hediye almak isteyenlere ise birbirinden renkli özel tasarım ürünlerde, bu güne özel sürpriz indirimler uygulanacak.
Atölye Programı
Annemin Portresini Çantamda Taşıyorum
Çocuklar annelerinin portresini bez çantaya çizecek ve boyayacak. 
11.00 – 13.00  
Sevgi Fısıldayan Kolyeler  
Tablolardaki sembolik öğelerden yola çıkarak kendi sevgi sembollerini tasarlayacak; kağıt, keçe, boncuk gibi malzemelerle birbirine eş iki kolye hazırlayacak. 
11.00 – 13.00 
14.00 – 16.00
Aile Armalı 2012 Yaz Koleksiyonu
Birlikte tasarladıkları aile armasını anneleri ve kendileri için tişörte aktaracak.
14.00 – 16.00


Basın Bültenidir.