30 Ağustos 2012 Perşembe

Sosyal Proce! (Blogum Seslendi-Dikkat Sesli Kayıt)


Öhüm Öhüm  Sesim Geliyor mu?Evet geliyor sanırım.Bugün sosyal bir projeyle karşınızdayım,bu boğuk berbat ses bana ait.Senin neyine sosyal proce be biricit sen önce bir koca bulda evlen demelerinizi duyuyor gibiyim:)
Sosyal proceyi bilerek öyle yazdım:) Yani şimdide okuyorum.Evet bir enteresan oluyormuş okumak.Aslında önce konuşup sonra yazıyorum,blogumdan bir yazıyı seslendirmek isterdim ama kendimi o kadar sosyal yada seslendirebilecek kapasitede hissetmiyorum.Halbuki diksiyon eğitimi bile almış insanım:)
Yada kendimi fazla yararlı görmüyorum.Hüzünlü yazılarım duygusal modda yazılarım yok benim.Gülmek,eğlenmek ve başıma gelen bedbaht olayları,yaşanılanları yazıyorum sadece..Edebi bişeyim yok yani anlayacağınız.
Peki..burada bi su molası veriyorum izninizle,oldukça heyecanlıyım,benden radyo dji yada televizyon vji falan olmaz,canlı yayınlardada heyecanlanırım sanırım.
Heyecan olmadan hayat sıkıcı olurdu zaten:) 
Size benim yeni öğrendiğim bir sosyal projeden bahsetmek istiyorum.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sesli Kitap Portalı;Körler için özel yapılmış bir uygulama buradaki linkten http://www.ibb.gov.tr/sites/sesliweb/Pages/SesliKutuphane.aspx  girilebiliyor,sesli kitap okunabiliyor,dinlenebiliyor.Gözlerinden engelli olan kardeşlerimiz için güzel bir uygulama olmuş.Kütüphaneye üye olunup şifreyle giriliyor.Dışarıdan gördüğüm kadarıyla çok güzel kitaplar yer alıyor.
Keşke böyle güzel projeler çoğalsa,devam etse..
Biricit derki,bloglar mahallemize(http://mahallemizinsakinleri.blogspot.com/2012/08/bbm-kampanya1-blogum-seslendi.html) gel ve blogundaki bir yazıyı seslendir,eminim çok mutlu olacaksın!:)

play tuşuna basıp yazımı dinleyebilirsiniz:)Biricit'in has,öz,hakiki,gerçek sesidir:))
 

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!



 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun...Türk olduğum için milli bayramlarda ayrıca dahada gururlanıyorum,kanımız canımız olan bayrağımızla nice nice bayramları kutlarız inşallah...Hürriyetimizin ve Bağımsızlığımızın günü kutlu olsun!

resim alıntıdır.

28 Ağustos 2012 Salı

Pratik Un Kurabiyesi




Tatlı kriziniz,kurabiye kriziniz tuttuğunda hemencecik yapabileceğiniz,yapımı çok kolay olan bir un kurabiyesi yapmaya ne dersiniz?Benim çok hoşuma gitti yapmasıda çok basit:)) Oktay Usta'nın tarifi olan un kurabiyemizin yapılışı:

-1 paket katı yağ (ben yarım paket kullandım)
-1 kahve fincanı sıvı yağ
-3 kaşık pudra şekeri
-4 kaşık buğday nişastası
-Aldığı kadar un 
-1 çay bardağı pudra şekeri(üzerine dökülecek)



Katı yağ, sıvıyağ ve pudra şekerini krema olacak şekilde karıştırıyoruz. Nişasta ve unu ekleyip hamuru yoğurup kare şeklini veriyoruz.



Tepsiyi yağlayıp kurabiyeleri diziyoruz,üzerine bıçakla çizgiler çizip,ısıtılmış fırında çok kavrulmayacak şekilde beyaz kalacak şekilde pişirmeye bırakıyoruz,pişince çıkarıp pudra şekerine buluyoruz.



Sonrada afiyetle yiyoruz:)) 


Oktay Usta'nın un kurabiyesini çok beğenen Biricit sürekli yapıp yapıp kalori bombardımanına girerse ne olacak?:)

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Blogum Dergisi Eylül Sayısı Videosu :)

Blogum Dergisinin Eylül Sayısındaki Yazarları için hazırladığı videosunu buradan izleyebilirsiniz:) Eylül Sayısında Biricit'te yazdı :) Blogum Dergisini artık http://blogumdergisi.com/ dan okuyabilirsiniz:) Yeni dizaynı,yeni yüzüyle harika sayılarıyla yine harika blog yazarlarının katılımıyla harika bir dergi geliyor benden söylemesi:)


Biricit Blogum Dergisinde yazdığı için çok mutlu:)

Ev Erkeği



Ev Erkeği- Her kadına lazım!:) Hepimizin bildiği gibi erkekler genelde işte çalışırlar,kadınlar ise ev hanımlığı yaparlar,cocuk bakımını üstlenirler.Yada çalışan bir hanımsa hem evişleriyle ilgilenir hem işine gider hemde cocuğuna bakar.Fakat bu kitapta,tam tersi bir durum söz konusu,kitabımızdaki erkek evde çamaşır yıkıyor,yemek yapıyor,evin her türlü işiyle ilgileniyor ve cocuğuna bakıyor.Eşi ise çalışıyor.
Eşinin mesleği ve kariyeri uğruna farklı bir şehre yerleşen Lincoln uzun süre iş bulamaz ve evde kalır,bahçe işiyle uğraşan ve eviyle ilgili bahcesiyle ilgili işler yapan,eşine yemekler hazırlayan,çamaşırları yıkayan ve cocukları Violet'ede bakan,gelişimine yardımcı olan Lincoln eşi Jo'ya destek olmaktadır.Ama gitgide ev işleri ve sosyal olmaması sonucu,40 yıllık ev hanımları gibi depresyona girmektedir.Komik ve değişik bir konusu kitap aslında dışardan çok kolay görünen,ev kadınlığının zorluğunu anlatıyor,eğlenceli ve güzel bir hikaye olmuş.Her bölümün sonunda ise kahramanımızın yaptığı yemeklerin tarifleri var ama bu yemekler genelde Çin mutfağına ait,değişik sosların olduğu pekte bizim yapabileceğimiz yemekler değil:))
Mavi Umut'a teşekkür ederim bu güzel kitabı bana hediye ettiği için:)

Ev erkeği isterim ama bu kadar abartılısını istemem diyen Biricit kahve yapmaya gitti:)


25 Ağustos 2012 Cumartesi

Africology Vücut Yağı,Vücut Peelingi,SPF15 Gündüz Kremi,Yüz Peelingi



Africology ürünlerinin bazı özelliklerinden  bu yazımda bahsetmiştim,uyguladığım ürünlerin bazılarına bu yazımda değindim.Denediklerimin hepsi harikaydı:)Şimdi denediklerime bakarsak:



Conditioning Body Oil (Marula) Nemlendirici Vücut Yağı:

Marula yağı, anti-stres özelliği ile yaşlanma belirtilerini azaltmak için Afrika Kızıl Çayı ve Portakal Çiçeği ile karışmıştır. Palmitik asit yönünden zengin olan ve tüm vücuda uygulanan bir serum olup cildi serbest radikallerin saldırısından nazikçe arındırmak için kullanılır.

KULLANIMI: Isıtın ve daha sonra ipeksi ve yumuşak bir cilt için tüm vücuda uygulayın; en iyi sonucu almak için sıcak banyodan veya duştan sonra uygulayın. Ciltte sağlıklı bir ışıltı için Vücut Losyonu ya da Vücut kremi ile karıştırabilirsiniz.

Ben duş sonrasında kullandım,elimde ısıtarak vücuduma uyguladım,bacaklarıma ve kollarıma uyguladım,banyo sonrasında nemlendirme hissettim.



Body Scrub - Vücut Peelingi:
Narin bir peeling için ceviz ve marula kabuğu tozu karışımı kullanılmıştır. Linoleik asit, A ve B Vitamini kompleksi, D ve E Vitamini, kalsiyum, çinko, potasyum, demir ve fosfat içeren ayçiçeği yağı içerir. Tüm bunlar hücre membranının genel sağlığına katkıda bulunur. Aloe Ferox özütü ve Marula yağı pürüzsüz, yumuşak ve ferahlık hissi yaratır.

KULLANIMI: Peeling için cilde haftada 3 kere uygulayın; böylece cildinizi ışıldayacak ve gerekli şekilde beslenecektir. 
Ben banyo sırasında uyguladım.Cildimde ferahlık, cildimin ölü derisinden ayrıldığını ve temizlendiğini hissettim,peeling şeklinde uyguladım.



Moisturiser SPF 15 - Nemlendirici Gündüz Kremi SPF 15:
Cilt sağlığı için özenle seçtilen aktif içeriklerin cilde nüfuz etmesine yardımcı olan Zeytin özütleri ile zenginleştirilmiş, hücresel sürecinizi korumak ve yenilemek için doğal antioksidanlar yönünden zengin bir Nemlendiricidir. Cildin DNA’sına zarar verebilecek hiçbir yapay koku içermez. Yapay koku yerine saf Gül yağı kullanmayı tercih ediyoruz. Saf Gül sadece mükemmel bir doğal koku değil aynı zamanda hormon sistemini dengelemede son derece etkilidir. Koenzim Q10, serbest radikallerle ve özellikle cildin lipit peroksidasyonu ile mücadele eden ve foto-yaşlanmayla savaşan bir antioksidandır. Sarmaşık ve salatalık, kan dolaşımını hızlandırırken ve lenf akışına yardımcı olarak şişkinliği azaltarak cildi sıkılaştırır ve cildin mat görüntüsünü yok eder. Cildi narin bir şekilde yumuşatır ve kırışıklara karşı daha fazla korur.

KULLANIMI: Yıpratıcı etkenlere ve serbest radikallere karşı korunmak için her gün uygulayın.

EK KARIŞIM: Avuç içinize birkaç damla Rose Gül Serumu damlatın. Ispatula kullanarak gerekli miktarda nemlendirici ekleyin. Daha yoğun bir nemlendirici etki için yavaşça karıştırın.
SPF15 – Methoxydibensoylmethane (mineral)

Ben bu kremi yüzüme uygularken gül kokusunu ve derinlemesine  temizliğini hissettim.Nemlendirme özelliğide harika.Birkaç dakika içinde emilim sağlıyor,sonrasında yumuşacık yanaklar:))
Deneme testerını dört kez uyguladım,dört günün sonunda ise aydınlık ve yumuşak bir cilt:)



Exfoliating Cream - Peeling Kremi:
Cildi koruyan jojoba taneleri nazikçe bakım yaparken cildin soyulmasını ve ölü hücrelerin yüzeyden arınmasını sağlar. Üzüm çekirdeği özütü ile zenginleştirilmiş formülü cildi korur ve yatıştırır , aynı zamanda anti-fungal, anti-bakteriyel ve anti-iritasyon tedavisi uygular. Besleyici Shea yağı ise cildin yumuşaklığını ve esnekliğini arttırır, hücre yenilenmesini ve kan akışını hızlandırır. Bu özellikler, reaktif ve yaşlanan ciltler için ürünü mucizevi bir iyileştirici ve gençleştirici kılar.

KULLANIMI: Haftada iki kere yüzünüzü temizledikten sonra, dairesel hareketlerle yüzünüze ve boynunuza uygulayın. Ilık su ile yıkayın. Maske uygulamadan önce her zaman Exfoliating Cream'inizi uygulayın. Daha yoğun bir bakım için haftada 3-4 kere üst üste, cildiniz düzelene kadar  Exfoliating Cream'inizi kullanın.
Ben yüzüme maske yapmadan önce uyguladım,peeling şeklinde sürüp dairesel hareketlerle uyguladım,ılık suyla yıkadım,gerçektende cildimde bir ferahlama ve arınma oldu.Ardından yüz maskemi uyguladım.

Africology ürünlerini https://www.africology-tr.com/ buradan daha detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Biricit Africology ürünlerinden gayet memnun kaldı ve tercihleri arasında yer alacak:)
Kozmetik görsellerimin başka bloglarda kullanılmasından dolayı artık biricitinyeri.blogspot.com olarak görsellere eklemeye karar verdim.

24 Ağustos 2012 Cuma

Dabbe-Bir Cin Vakası



Yapım: 2012 - Türkiye, 
Tür: Gerilim,  Korku, 
Süre: 119 dakika
Yönetmen: Hasan Karacadağ, 
Oyuncular: Koray Kadirağa, Elif Erdal, İsmail Yıldız, Su Burcu Yazgı, Ceren Sertaç, Elçin Atamgüç, Nalan örgüt, Pervin Bağdat, Nihan Aypolat, Mete Şahinoğlu, 
Görüntü Yönetmeni: Murat Kılıç, 
Senaryo: Hasan Karacadağ, 
Yapımcı: Hasan Karacadağ




Gerçekten yaşanılmış bir olaydan yola çıkılarak yapılan filmde,Ceyda T. isimli kadının uykusuzluk ve uyku problemi,uykusunda uyur-gezerlik problemi vardır.Psikiyatride tedavi görür fakat bir sonuç alınamaz evinde tedavisine devam edilir.Evin her yerine kameralar koyan eşi,onu sürekli kayda almaktadır.Diğer odalarda her yerde kameralar var,bana biraz paranormal aktivity filmini anımsattı.Korkutucu bir film olmuş öyle aşırı derecede korkmuyorsunuz ama ürküyorsunuz.Çünkü bu olayın gerçekten yaşanıldığı ve kayıtların bazılarınında filmde kullanıldığı iddia ediliyor.Zaten filmin başında adli kayıtlar yer alıyor.Türk sineması korku alanında ilerleyecek bence,filmde hiç sıkılmadık,bitmeyen bir gerilim ve merakla,üç arkadaşımla beraber izledik filmi ve koltuklarımıza yapıştık,bence izlenilebilen bir film,çok çok abartılı bir korku filmi olmasada ürkütücü olduğu kesin.Biz o kadar korkmadık dediğim gibi ama arka koltuğumuzdaki iki genç çocuk çok fena korktular.Hatta bazı sahnelerde 'bismillahirrahmanirrahiym,hadi insallah' dediklerini bile duyduk:)
Filmin ikinci yarısında 'heh tamam,halloldu' dediğiniz anda,olaylar yine farklı bir boyuta geçiyor,sonu sürprizli bir film,tüylerinizi diken diken edecek sahneler var,fakat filmin fragmanından daha çok korkmuştum açıkcası:)

Biricit derki,Türk Korku Sinemasından umutluyum!:)

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Şeker Gibi Hediyelerimi Kazanan :)


En heyecanlı anlara geldik,28 Temmuz 2012de başlayan hediye çekilişimin sonucu belli oldu:)) Hediye çekilişime katılan herkese teşekkür ederim:) Genel Toplam yorumlarda 326 tane yorum yazıldı,bunların içinden 192 tanede benim yorumlara cevaplarım ve gereksiz yorumlar olmuş(bir daha cevap mı yok yok cevap yazmam:)),Hediye Çekilişime toplamda 134 kişi katıldı,8 tane hatalı paylasım,126 tane geçerli paylasım yapılmış.Hatalı paylasım yapan kişilere yada blogumu takıbe almamıs olanlara facebook,twitter yada maille ulasmaya calıstım,geri dönüş yapıp paylasımlarını düzeltenler oldu,geri dönmeyenlere ise yapabileceğim bişey yok.Sonucta ben hatalı paylasım yapanlara ulasmak zorundada değılım,ama kımsenın kımseye hakkının gecmemesi için bütün paylasımları tek tek kontrol ettim ve ulasmaya calıstım.Sonuca itiraz etmeden önce herkes yazdığı yoruma bir baksın sonra konuşsun.



Veee kazanan  Nini   Mutlu günlerde,şeker tadında kullanmanı dilerim,Kendisine mail attım,spam maıllerını kontrol etmenı rica edeceğim,eğer maılım ulasmadıysa,İletişim bilgilerini biricitconsungunlugu@hotmail.com dan,  mail olarak bana ulaştırmanı rica ederim:) 25Ağustosa kadar bana ulasmazsan,yedek talıhlı belirleyeceğim:)
Herkese Sevgiler,ilerleyen zamanlarda yinee sürprizlerle dolu hediyelerim olacak:)

19 Ağustos 2012 Pazar

Çikolata Tadında Bayramlar Dilerim!:)



Eskiden bayramlar daha renkli daha sıcaktı,zaman gectikce hersey değısınce bayramlarda değıstı artık.Tadı yok eskısı gıbı ama yınede kalabalık aılelerde yada bayramı hisseden yüreklerde bayram yine tatlı yine farklı.Çocukluğumuzdaki kadar heyecanlı olmasada,bayramlığımızı sevıncle yatağımızın basındakı sandalyeye asıp,gece heyecandan uyuyamadığımız kadar güzel olmasada yine bir bayrama daha geldik.Ramazanımız sona erdi,ben en çok suyun kıymetini anladım.Su gibi aziz ol deyimi gercektende cok cok doğruymus.
Baska neyin değerini anladım,insanlara yardım etmenin,insanlarla iyi geçinmenin ve gercek dostlarımın değerini anladım bu ay içinde.Size bir sır vereyim mi?Ben aslında bayram günü daralıyorum,çünkü özlediğim yanımda olmayan ellerini öpemediğim bir adam var,sadece dualarımda olan,o yüzden bayramlarım buruk geçiyor benim.Akrabalar,arkadaslar eğlensekte gülsekte hos sohbetler olsada,ailenizden canınız kadar yakın insanlar yanınızda olmayınca buruk geçiyor bayramlar..Benim bayramım mezarlık,ev,misafirler arasında gececek bu seferde her zamanki gibi..
Bu yazımı okuyan bütün blog dostlarımın bayramlarını en içten dileklerimle kutlar,her günümüzün bayram tatlılığında geçmesini dilerim,bayramımız mübarek olsun!:) Çikolata tadında bayramlar dilerim!:)Deliye hergün bayram,önemli olan sevdiklerinizle ağzınızın tadı her zaman güzel olsun,ailenizle birarada olun..
Görselimi İpekböceğim,bana özel yapmış kendisine çok tesekkur ederim:)

Biricit herkesin bayramını kutlar,küçüklerin gözlerinden,büyüklerin ellerinden öper:)

17 Ağustos 2012 Cuma

Bayram Temizliği Yapmayı Bilen Koca İstiyorum!:)



Memleketimin bir gerçeği ile karşınızdayım.Gerçeğimizin adı 'bayram temizliği'.Bayram gelmeden bi hafta öncesinde başlanıp,arefe günüde son işlemlerin tamamlandığı etkinlik türü.Her kadının yaşadığı bir durum.Önce perdeler yıkanır camlar temızlenır,yerler halılar koltuklar temızlenır,banyo ve tuvalet fayansları tek tek sılınır temızlenır..Örümcekler alınır bir fırça yardımıyla..

Tabii çalışan bir kadınsanız işiniz dahada zor olur bu durumda,hem iş hem ev temizliği,çalışıyosanız bile işten gelince yapacak,birde kadınlar çok rahat derler ya he he evet çok rahatız çoook..Çalısıyorsanız çok yoğunsanız yardımcı olacak birilerini bulmaya çalışırsınız ama illaki o temizliği yaparsınız.O temizlik olacak iştee o kadar! Bayram temizliği adı üstünde bayrama özel yapılır.Normalde haftada bir yada günlük temizlikten farklıdır çok kapsamlı bi temizleme işlemi yapılır..Bide üstüne üstlük yine bulasık,çamaşır,ütü aynı hızlada devam etmektedir!Hatta arefe günü artık dibe vuran birgündür,tatlılar börekler mi yapılacak,kişisel bakım mı yapılacak,temizliğin devamı mı yapılacak?!

Bana görücü gelse sanırım bu kadar temizlik yapmamışımdır hayatımda..Tek bir toz tanesi olmayacak!Her her bal dök yala olacak!Peki anne neden?'ayıp ayıp kirli evle mi insanların karsına cıkacaksın?elalem ne der sonra?' Hayır benim anlamadığım zaten bikaç ayda bir yani kirlendikçe yapıyoruz,her haftada yapıyoruz nedir yani evi baştan aşağıya kaldırıp indirmenin alemi ne,misafirler evi görmeye mi bizi görmeye mi gelecekler!zaten bayram günü bayram tebrik edip sohbet etmekten milletin gözü temizliğimi görecek?Anlamıyorum anlamıyorum bayram temizliği mantığını hala anlayamıyorum!Belkide temizlik bize küçüklüğümüzden beri öğretilen bi öğretidir..Ama şu bi gerçekki temizlik yapmak insanın ruhunuda temizler,yeni bişeye başlamak gibi..Bayram temizliği yapmayı bilen koca istiyorum ben bu kadar net bu kadarda açık!:)

Bayram temizliği ile kafayı bozan biricit,camları silmeye gitti:)
resim alıntıdır.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Aranılıp Bulunan Biricit:)


Yoğun,uykulu,uykusuz günlerden herkese merhabalar ve hayırlı kandiller:) Ramazan ayının sonuna yaklastığımız bugünlerde,bloguma pek bakamıyorum gibi görünsemde aslında hiçte öyle değil.Ben bloguma bakıyorum,yorumlarınızı takıp edıyorum,bloglarınızı ziyaret etmeye çalışıyorum fırsat buldukça.Peki bloguma bakanlar hangi aramaları googledan yazmışlar ve zat-ı muhterem Biricit'i bulmuşlar,ben okurken güldüm tabii çünkü gayet komik aramalarda çıkıyorum:) Koyu renkli olanlar aramalar,yanlarında ise aramalara karşı cevaplarım:)) Aradıklarını yine bulamadılar ama google onları bana getirdi ve beni güldürdü:) 


bebek resimlerinin kenarına nazar boncuğu koyma     anladım siz nazar olayına kafayı ıyıce takmıssınız,o kadarıda abartma yani hadi cocuğun uzerıne nazar boncuğu tamamda resmıne nazar boncuğunu nasıl koyacaksınız cok merak ettım,çengelli iğne ile mi,hmmm:)

isvicreli musluman amine   Allah kabul etsinde benim bu aramada ne işim var yahu:)


evli bir adami seviyorum gelsenkirchen   valla  o iş çok yaş iş,yersen kirşen olmusun sen:))

seni silerım numaranı silerim dıyen erkek   sen silmezsen ben silecem silersen sil yaa:)) denılıp kafaya takılmamalı :)

kısmetimde ne var   ben nerden bileyim ne var?:)

mahalleın delısı ıle dalga gecılırmı     bence geçilmez:)mazallah basına bısey gelır,uğrasır senınle deli sonucta:))

kimin çeyizinde ne var    benım ceyızımde havlu ve havlu kenarları var:))

ben ne zaman koca bulucam   o değilde ben ne zaman koca bulacam acaba:)

görücü gelen çocuk acaba beni begen  beğenmişte olabilir,beğenmemişte olabilir garantisi yok:)

aromalı romantik komedi filmi  aromalı filmde mi yapmışlar,yok artık:))

bazı insanlari silmen gerekir   bencede hatta tamamen silmek gerekirki kafan rahatlasın,huzur bulasın.

biscolata oglanlari  biscolata erkekleri diyeydin iyiydi:)

ask basima vurdu  o zaman hemen aşk evliliği yapmalısın:)

evleniyoruz  evet evet bana bu aramalarla gelin:)

Ramazan Davulcusuyla halay çekmeye giden Biricit derki;arayan bulurmuş:)
resim alıntıdır.

12 Ağustos 2012 Pazar

15 Yıl Sonra (mim)



“Gözlerinizi kapatın ve 15 yıl sonrasını düşünün , kendinizi hayal edin, nerede olurdunuz, nasıl olurdunuz, neler yapardınız?”

15 yıl sonrasında Biricit için iki seçenek var,ya bekar olmak yada evli olmak!

15 yıl sonra evli Biricit:
Önümüzdeki beş yıl içinde evlendiğimi varsayarak,15 yıl sonrasında üç tane çocuğum kesinlikle olur.45 yaşında evli ve üç çocuklu bi kadın..Aaa ben bile şaşırdım.
Saçlarıma hafif aklar düşmüş,yok yok bizim ailede saçlar beyazlamıyor boyasanda boyamasanda cinsimiz böyle bizim:)Ama ben boyardım bakımlı olurdum,yaa o yasta menapoza girmemede yaklasmıs olurdum yaa 45 yaşında oluyorum.Üç doğum sonrasında tabii biraz tontişleşirdim.13-14 yaşlarında bi kızım olurdu onunla alısverıse giderdim yada kocaman kız yaa kendi gitsin liste verirdim eline 'kızım bunları marketten al'.Diğer çocuklarımda ikiz olurmuş bi kız bi erkek,yemeği yaptıktan sonra bütün cocuklarımı ve 83 yaşındaki annemi alır arabamla gezmeye giderdik.
Kocam işteymiş çalışıyormuş bir cumartesi günü,sonra annem ve cocuklarımı gezdırdıkten sonra eve gelip BEY'ime yemek hazırlıyorum.Farkındaysanız sürekli bi yemek hazırlığı içindeyim:)Annem bizde kalıyormuş tabiiki,ben ve BEY'im yani canım kocacım ile işe gittiğimizde annem cocuklarımıza bakıyormus.Tabii erken emeklılık sistemi gelmiş yeniden ben bi anda emekli oluyorum ve emekliliğimin tadını cıkarıyorum iki katlı evimizin bahcesinde lahana yetiştirmeye baslıyorum:))
Eşimle iş kuruyormuşuz,çünkü evde bos bos duramam ben sıkılırım,evime yakın bir yerde mesleğimin birikimiyle,öğrendiklerimle ilgili bir firma açıyormusuz,en azından cocuklarımız ileride devam ettirirler:)

15 yıl sonra bekar Biricit :  (tabii bu olmasını istediğim en son halim,umarımki böyle olmaz ama bekar kalırsam 15 yıl sonrasında sanırım böyle olabilir)
Bütün arkadaslarımın evlenmesini geçtim hepsi ikişer üçer tane doğurdular,hatta onların cocuklarının düğünlerine gitmeye basladım artık.Annemle yine aynı evde yasıyoruz,hala gece dısarıya cıkmama ızın vermıyor,aksam 10 dedın mı evdeyım.
Eski sevgililerimin facebookuna bakıyorum,bazıları bosanmıslar ıkıncıyı bıle almıslar,ılgınc ben hala bekarım.Hatta bi eski sevgilim geri dönmek istedi,eşinden bosanmış yeniden baslayalım dedi,bende ona 'oğlum bak git' dedim,zamanında kacırdın sen bu treni,geçti bolunun pazarı dedim...Bugün veterinerden bir kedi daha aldım.Bu 15.kedimiz oldu.Kedileri cok seviyorum,15.kedimin adınıda Garfield koydum.
Ama iş hayatımda inanamayacağım basarılara imza atıyorum,yine bi tv programından aradılar.Kendi kurduğum e-ticaret sitesini bu kadar kısa zamanda nasıl Türkiye'nin en çok kazanan,en çok tercih edilen ve en sevilen alısverıs merkezi haline getirdiğimi merak ediyorlar,başarının sırrını ise bilmiyorlar 'gerçek sevgi'..

Biricit zaten 30 yaş sendromundaydı,şimdi 45 yaş sendromuna girdi:))

resim alıntıdır.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Aile Bilgeliği



Ailede önemli olan nedir?İyi bir lider olabilmektir,lider olmak çocuklarımıza gelişiminde model olmak anlamına gelir.Bu kitaptada hem bu konu üzerinde durulmus hemde yasamamızın manası üzerinde.
Catherine çok basarılı bir iş kadınıdır.Fakat evini,eşini ve cocuklarını ihmal etmiş ama bunun farkında olmayan,saatlerce iş yerinde çalışan hatta kendi işini kurmuş çok basarılı bir iş kadınıdır.Hayatının bir anda değişmesini sağlayan bir uçak kazası geçirir.Hatta uçak kazasından kurtulan birkaç kişi arasındadır,ölüme bu kadar yaklasmısken,hayatını değiştirmeye baslar.Bu sırada ise yıllardır ortalıkta görünmeyen ağabeyi karsısına cıkar ve yıllardır yanında olmadığı kız kardeşine,hayatla ilgili bilmediği gerçekleri öğretecektir.
'Ferrasini Satan Bilge' 'Koza Kelebeği Bilmez' ve 'Ermiş,Sörfçü ve Patron'un yazarı Robin Sharma'dan hayata ve aile bilgeliğine doğru gizemli bir yolculuğa çıktım bu kitapta.Ve yine aynı şeyleri düşündüm,neden çalışıyoruz bu kadar fazla?hayatta neleri kacırıyoruz?tamam calısmalıyız ama doğru calısmalıyız,hayat yanlıs yapacak kadar uzun değil..
Aile liderinin beş ustalığı ise;
-Cocuğunuzun doğal yeteneklerini ve üstün becerilerini çözerek hayata salıverin,
-Sevdiklerinizle aranızdaki bağları derinleştirin,
-Cocuklarınızı karakter acısından güçlü,zihinsel acıdan akıllı olmaya tesvik edin,
-Cocuklarınıza büyük düşler kurmayı ve gercek basarıyı bulmayı öğretin,
-Hayatınıza dengeyi geri getirerek daha sade,daha neşeli ve daha huzurlu yaşayın.

Biricit derki,hayatta neyin daha önemli olduğunu iyi düşünün ve herseyi dengeli yasayın!:)

9 Ağustos 2012 Perşembe

Doctor Aviva'dan Hediyelerim Geldi :)


Doctor Aviva'nın bloglarda yapmış olduğu hediye çekilişlerinden kazandığım ürünlerim geldi:)Ramazan sonrasında tatile gidersem eğer kullanmayı büyük bir heyecanla bekliyorum.:)



Kadınca & Kararınca Blogundan kazandığım Seratin Güneş Sütü STF 30,Hassas ciltler için koruyucu ve nemlendirici güneş sütü,güneşe çıkmadan önce sürülüyormuş,güneşin zararlı etkilerinden koruyormuş.




İlknurun Dünyası Blogundan kazandığım Seratin Güneş Yağı SPF 2,Kakao özlü güneş yağı,güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülüyormuş,kalıcı bronzluk ve cildi nemlendirme özelliğine sahip bir ürünmüş.

Kadınca  & Kararınca,İlknurun Dünyası  bloglarına ve Doctor Aviva'ya çok teşekkürler ederim:)

Çikolata,Kakao ve Kahve yatağında,Çıtır Parmak Çikolatalı Bisküvi Ve Fındık Kremalı Gofrette Marine Edilmiş, Damla Sakızlı Saray Muhallebisi:)


İftara çok acil misafirleriniz geliyorsa yapabileceğiniz çok kolay bi tatlı tarifi yazıyorum hazır mısınız? :) 15-20 dakika içinde hazır olacak strese gerek yok:)Geçen aksam çok sevdiğim dostlarım iftara geldiler,acilen bişeyler yapmam gerekti,çorbayı ve yemeği hatta mercimekli köfteyi bile hallettim,onların fotograflarını cekemedım(mercımeklı köfte hariç), fakat iftar sonrası gözüm açıldı ve tatlıları çekebildim.:))
Tatlımızın adı tabiiki Şefler Düellosundaki gibi ünlü dünya mutfaklarından birine ait.Yok yok kendim uydurdum:)Çikolata,kakao ve kahve yatağında,çıtır parmak çikolatalı bisküvi ve fındık kremalı gofrette marine edilmiş, damla sakızlı saray muhallebisi..:) Kısa ismi bu:) Tarifi ise çok kolay ziraa malzemeler isminden saklı:)



Bir miktar sütü tencereye koyuyoruz(süte azıcık su katabılırsınız),az bişey pirinç unu, ıkı kasık normal un,toz şeker,vanilya,sıvı yağ katıp karıstırıyoruz.(hepsı goz kararı).Pişince sakızı kucuk kucuk keserek bırazcık daha pısırıp,kaplara döküyoruz.Üstünü ise istediğiniz şekilde kakao,kahve ve çikolatalar ile süsleyip servis yapıyoruz.Afiyet olsun:))

Biricit Şeflerin Düellosuna katılsa mı katılmasa mı?:))

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Africology Ürünleri Deneyimime Başlarken:)


Bugün kargodan çok sevimli bir paket aldım ve Africology deneme ürünleriyle karşılaştım:) 



Bende henüz yeni tanışıyorum,denedikçede ürün yorumlarımıda yapacağım.Ama kısacası Africology'i biraz tanırsak: Ürünlerin icinde marula, afrikan patatesi, aloe ferox, rooibos bitkileri var. Bunlar yüzyıllardır Afrikada şifalı olarak bilinen ve iyileştirme özellikleri olan bitkilerdir.



 Ürünlerin içindeki koruma maddesi diğer ürünlerdeki gibi raf ömrünü uzatmak için kullanılan kimyasal maddeler değil onun yerine anne sütüne en yakın olan keçi sütü enzimi  ve buzlar üzerinde İsveç'den Güney Afrika'ya getirtilmektedir. Ürünler tamamen natureldir.Ürünlerin doğal olması çok güzel bir durum.Hayvanlar üzerinde hiçbir şekilde deney yapılmamış.Ben her zaman hem doğal ürünleri hemde hayvanlar üzerinde deney yapmamış markaları tercih etmeye çalışan birisiyim,bu konuda Africology Markasını tebrik ediyorum.


İstanbulda Harvey Nichols'da satışı yapılmaktadır. Bioritm İstanbul'da da satış ve uygulaması yapılmaktadır. Afrika'da 300 den fazla lüks otelde spa ürünleri kullanılmaktadır.
Türkiye Africology naturel ürünlerini kullanan ünlüler arasından Ebru Gündeş, Hülya Avşar ve Gülben Ergen de bulunmaktaymış.
Benim için büyülü ve bambaşka bir deneyim olacağa benziyor:)


Ayrıca bu ürünleri oldukça dikkatimi çekti : Çatlakları önlemek için kullanılan Tissue Oil ve Neroli Balm 




Çatlaklar cildin gerilmesinden kaynaklanan yara oluşumları bildiğimiz gibi. Hamileliğin üç ayında karnımıza ve basenlerimize bitki yağları sürmek iyi gelen bir durummuş. Çatlaklarla mücadele etmenin en iyi yolu çatlaklar oluşmadan önce onları tedavi etmektir. Vücutta hormonsal değişikliklerin yaşandığı ve yeni bir hayatın gelişmekte olduğu bu dönemde hormonsal sisteminizin doğal ritminin dengesini bozacak içerikleri almamak için özen göstermek gerekir. Parabenler, fenoksietanol ve parfüm içerikleri bu zamanda tehlikelidir.Parabenler, fenoksietanol ve parfüm içeriği olmayan bu iki ürünü kesinlikle hamile olduğumda kullanacağım,notumu alıyorum :) Africology Ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.https://www.africology-tr.com/

Biricit, Africology'nin büyülü güzellik dünyasına doğru bir yolculuğa giriyor:)
Son üç görsel alıntıdır.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Acayip Sorular (mim)






Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?
Zaten çaresi olmayan bir hastalığım var her gördüğümü insan sanıyorum:)
Belki bundan hiç bahsetmedim belkide bahsetmek istemedim,ciddi ve ağza alınmayan bir hastalık için iki yıl öncesinde birtakım tahliller yaptırmam gerekti.En yakın arkadasımla tahlilleri yaptırmıstım,işyerimden izin alırken iş arkadaslarıma telefona bakmamalarını -annem çünkü arada arar- bakarlarsada benim lavaboda olduğumu söylemelerini istedim.
Çünkü annem bilmiyordu tahlil yaptıracağımı hastaneye gideceğimi,üzülmesini istemedim.Tahlili yaptırdık sonuc ise temiz çıkınca tabii anneme anlattım gönül rahatlığı ile:)
Bir yıl ömrüm kalsaydı,anneme yine söylemezdim,çünkü çok üzülürdü.Kalan bir yılımda ise sevdiğim insanlarla olurdum hep.Deniz kenarından ayrılmazdım:)Bide Fatih Camiisinde cenaze namazımın kılınmasını isterdim,ne bileyim oraya bağlı hissediyorum kendimi.

Fobileriniz , takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?
OOOO çok var,asansör ve metroya tek basıma binemem mesela,evden cıkmadan cantama on kez bakarım bısey unuttum mu dıye,13 rakamını sevmıyorum:) varda var zaten bunla ılgılı mim yazmıstık:)

Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız?
Hemde İstanbul'da oluyor bu olay:)) Şaka derim herhalde kamera nerde derdim:) Sıkılır insan yahuu tek basına,napayım gezerdım bakardım,bi kitap alır okurdum:))

Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?
Dubai hayalim var benim:) Dubai'de mimariyi ve altın oteli merak ediyorum.İlk oraya giderdim,sonra Amerika'ya.Amerika'dada insanların rahat olmaları hosuma gidiyo sankı doğallar gibi.Avrupa bana göre değil havası soğuk,kapalı içim bunalır orda:)Ama İspanya Mayorca adaları olabilir deniz kum güneş:))

İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ? 
Kurbağa değilde,ben çok öküz öptüm yahu:)) Öküz öptüm insana dönüşür diye ama öküz bu öküzlüğünden taviz vermedi:)

En son yaşadığınız küçük düşürücü , unutamadığınız olay ?
Bir dostumun arkamdan iş çevirmesinden dolayı beni rezil etmesi,sonucu ise onu hayatımdan çıkardım,iyi yapmışım ama değil mi?:)) Hayat seçimlerden ibarettir,bende seçimimi yaptım,kimsenin bana kızmaya hakkı yok bu saatten sonra.'güven' olmadan dostluk,dostluğuda geçtim arkadaslık olur mu?Güven bir kere suistimal edilirse,bir daha güvenilir mi?

Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?
Kahve fincanım,sigaram,mendil.

Hayatınızın bir kitap/ film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmasını isterdiniz ?
Bridget Jones'un Günlüğü kitabı zaten film olmuştu,ondan esinlenerek blogumu bu isimden açtım zaten:)

En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ? 
Giderdim sonucta uzaylıda olsa en yakın arkadasım, zaten İstanbul sıkıcı yeni yerler ve gezegenler görürüm:)Denek olmak sorun değil:PP

İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir? 
Eski sevgililerimin hepsine bi uğrardım:)) Mesela havada uçan şeyler,aynalara yazılmış yazılar (biricite bunu neden yaptın,biz öbür taraftan geldik,hemen onu ara:))
Yeni sevgilimede uğrardım,bakalım ben yokken neler yapıyormus?:))

Kendimizi kötü hissettiğimizde yaptığımız şeyler?
Ağlarım ağlarım ağlarım:)) Siz bakmayın böyle durduğuma:) 
Ağlarım kısacası her zaman her sey dört dörtlük değildir,bir sorun olur işyerinde bile olsam girerim tuvalete ağlarım,ama masamda değil tabiiki:)birde yapmacık ağlamam yoktur benim burnum kıpkırmızı salyam sumuğum karısmıs bı sekılde ağlarım..
Sonrasında rahatlarım en yakın arkadasımı ararım onunla bulusurum en kısa zamanda,yada internet üzerinden konusarak dertlesirim.
Evdeysemde ağlarım sonra dısarı çıkarım arkadaslarımla görüşürüm.Bir kitapta okumuştum,eğer birşeye sinirlendiyseniz tepkinizi 24 saat sonra verin,bunu uygulamaya çalışıyorum.Çünkü insan sinirlendiğinde ani tepkiler verebiliyor,hepimiz insanız sonuçta,ama aradan zaman geçince biraz sakinleşince olaylara başka açılardan bakabiliyoruz.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Faydalı Bişeyler Yapalım mı Ne Dersin?



En son kime ne yaptık,çıkarsızsa?Yardım etmek gibi mesela ama biz sadece egomuzu,kişisel bencilliğimizi düşündük!
Hep daha çok kazanmalıyım,hep ben iyi olmalıyım,hep benim olmalı,hep ben,hep ben,hep ben..Hee orada bir duracaksın işte!
Uygarca yaşamanın anlamı bu değil!Bi silkelen bi kendine gel!İnsanlara yardım etmeyi,destek olmayı dene!Hep övün övün kendinle, nereye kadar?Herhangi birine yolda gördüğümüz yada bakıma muhtaç birilerine yardım ettik mi?Hiç tanımadığımız birilerine yada onuda geçtim,belkide en yakın komsumuzdur yardıma muhtac olan kişi?Bunu görebildik mi?Bazen maddi belki bazende manevi destek olduk mu?
Birine yardım etmeyi düşün,mesela öyle bir yardım etmelisinki,öldüğünde bile hatırlanmalısın!

Organlarımı bağışladığımda yıl 2007ydi,tamam kabul ediyorum 25 yaşımda düşünebildim ben bunu,çok çok geç bi zaman belki..En yakın sağlık ocağına giderek bağışlamıştım,daha doğrusu annem için ilaç yazdırmaya gitmiştik,o arada gözüme takıldı duvardaki yazı.Öyle basitki,görevliye sormuştum birkaç dakıka ıcınde formu doldurmuştum,sonrasındada organlarımın tamamını bağışlamıştım.
Hepimiz bunu yapmalıyız,öldükten sonra bir başkasının yaşamasına sebep olmak ne kadar sevaptır Allah katında..Haydi o zaman organ bağışına ve kan bağışına..


Biricit derki,Ey insan gibi görünen insanoğlu,bi bak etrafına belkide senin yardımına muhtaç birileri vardır!

Blogum Dergisi Ağustos Sayısında Biricit Yazıları:)

Blogum Dergisinin teklifi üzerine İlk Sayısında , Haziran ayında iki tane yazım yayınlanmıştı bende hepinize duyurmuştum:)) Ağustos ayındada yazılarım,teklifleri üzerine Blogum Dergisinde Sayfa16-17-18-19 da.Blogum Dergisindeki birbirinden değerli blog yazarlarıyla aynı dergide olmak çok keyif verici,her renge hitap eden Blogum Dergisinin Ağustos Sayısını bence çok keyif alarak okuyacaksınız:) Blogum Dergisine,bana bu güzel keyfi yaşattıkları için teşekkür ediyorum:) http://blogumdergisi.blogspot.com/




'30 Yaşında Olmak' Yazım
http://issuu.com/blogum/docs/agustos2012/17




'Erkeklerde Hayranlık Uyandıran 10 Özellik' Yazım
http://issuu.com/blogum/docs/agustos2012/19


Biricit, Blogum Dergisinde yer aldığı için çoook mutlu :)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Calimero mu Yoksa Çirkin Ördek Yavrusu mu Yok Yok Garfield!:)



50 yaşında bir ağabeye sahip olmanın avantajı ne olabilir?Annem bana geç hamile kalıp,kazandibi olmamı sağladığı için aramızdaki yaş farkıda oldukca fazla.Bu yüzden ablam ve ağabeyim benim annem babam olacak yaştalar aslına bakılırsa.Gerçi bu zamana kadar hiç birisi benim hayatıma karısmamıstır.
Ama yaslarımız yinede yakın olduğundan bırcok ortak zevkımızde bırbırıne benzıyor. Korku filmlerini ve kahveyi o da cok sever.Teknoloji ile geç tanısmıs olmasına rağmen o da annem gibi pek bi meraklıdır.Mesela abim vıdeoyla kandil mesajı atar,kandilde:))
Sigarayı ise yıllar önce bıraktı,bırakmasaydı karsılıklı da ıcerdık:) Ama bazen ablamı ve abimi kıskanıyorum.Kıskandığım konu ise onların beyaz benizli olması,benim bildiğin esmer olmam,yani ben siyahiyim onlara göre.Onlar renkli gözlü,ben kömür karası gözlere sahibim.Bazen kendimi çirkin ördek yavrusu gibi hissettiğim zamanlar oluyo,çünkü kuzenlerim yani teyzemin cocuklarıda kumral ve sarısınlar.Beni evlat mı edindiler acaba? Niye herkes beyaz yaahu diye çok düşündüm,çoğu zaman kalimero misali 'ama haksızlık buu' diyesim geliyor..



Birde 1.95e yakın boyu var,bildiğin kapı gibi adam,tamam bizde kısa değiliz 1.70 boyundayımda.Elli yaşında bile durmuyor abim,hatta yengemde daha genç bi duruşu var-yengem duymasın :) Bizim ailede sanırım bu var yaşımızdan genç duruyoruz,hatta yaslandıkca bu durumumuz artıyor mu nedir?:) (tamam tamam 30 yas sendromunda olduğumu cok bellı ettım:) )
Ama dedığım gıbı ortak zevklerimiz o kadar cok ki,inanıyorum yani biz kesin kardeşiz:)) Geçen gün yengemlerle iftara geldiler,iftar öncesi ve sonrası sürekli 'seksenler' diye bi dizi varmıs onu anlattı,izle izle,izlede izle.İftar sonrası hemen kalktı camiiye gitti,oradan mesaj yazmıs,'seksenler başlamıs' (camiiye giderken yolda mı gördü acaba),saat dokuzbucuk gıbı tabıı telefonum odada olduğu için,çok geç gördüm sahur zamanında..Mesajı okudum,ertesi aksam bi bakayım dedim nedir bu dizi herkes bi methediyor,abimde methedince nedir ne değildir diye.İlk bölümü izledim ve şu anda ikinci bölümüne geçeceğim,gerçektende güzel bi diziymiş,önceden niye izlememişim ben yaahu çok şeyler kaçırmışım:) hemen kacırdıklarımı telafi etmem lazım:)
Bu arada hediye çekilişime katılmadıysanız beklerim:)

Biricit derki,bir kardeşin varsa bu dünyada gerçektende çok şanslısın demektir!:)
resimler alıntıdır.