'Sınanmamışlığın kibri', son zamanlarda oldukça sık kullandığımız bir cümle oldu. Boşanırsınız, ben olsam böyle boşanmazdım derler, ailem olsun diye sevildiğinizi sandığınız için evlenirsiniz, ben olsam öyle davranmazdım bu kadar erken evlenmezdim derler, çocuğunuzu yetiştirirken ben olsam öyle davranmazdım, ben çocuğumu farklı yetiştirirdim derler. İşiniz vardır çalışırsınız haksızlıklara uğrarsınız, ben olsam öyle davranmazdım. şunları şunları yapardım derler.. Derler de derler. Herkes sizin zor durumlarınızla, karar vermekte zorlandığınız anlarla ilgili, geçmişinizle ilgili yorumlar yaparlar. Kendi sığ beyinleri ile.. Ben olsam şunu yapardım bunu yapardım diye kendi başlarına gelmeyen ve o konuda deneyimleri olmamış insanlardan, farklı farklı yorumları dinlersiniz. Sizin hayatınızı onlar yaşamış gibi size saçma sapan şeyler söylerler. Sizin hayatınızla ilgili ahkam keserler, o olayları kendileri yaşamış gibi.. Halbuki hiçbirini yaşamamışlardır. Aynı şeyleri yasalardı size hak verirlerdi, sizi anlarlardı. Sizi anlamadıkları gibi sizi daha da çok üzerler.. Anlamadığınız olaylarla ilgili atıfta bulunmayın, bulunmayın ki sizin hikayeniz de devam ediyor, sınanmadığınız sınavlarla ilgili yorumlar yapmayın bir gramlık beyinlerinizle. Ya da aynı şeyleri yaşayıp görün o zaman bakalım siz nasıl tepkiler veriyorsunuz?
Ben asla öyle yapmazdım, ben asla öyle çocuk yetiştirmezdim, beni aldatsa hemen ayrılırdım, ee o zaman sen öyle yap başına geldiği zaman. Evlen, şiddet gör, paranı yesinler, çocuk doğur, boşan ve kendin nasıl yapmak istiyorsan onu yapsana.. Kınadığınız ve büyük konuştuğunuz her şeyi yaşayacaksınız.. Ya bugün ya yarın..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder