22 Temmuz 2026 Çarşamba

Bit Yavrularının Diyarından Selamlar

 


Kısa bir süre önce bir yazımda yazmıştım, gerçekleri bilip söylemeyenler aslında yalancılardır diye..

Mesela bir davadasınız ve gerçeği biliyorsunuz ama tanık olmuyorsunuz, bu aslında hem vicdani hem de kanuni olarak suçtur öyle değil mi? Düşünsene böyle bir insan olduğunu.. Çok acı.. O Vicdanla nasıl yaşıyorsun, uyuyorsun? Hayatı yalancılıkla geçen bir insan düşün.. Düşünsene sana kim inanır bu saatten sonra.. Kimbilir eşini bile aldatmışsındır.. Ya da hala eski sevgilin aklındadır.. Ben şahsen sana hiçbir şeyde inanıp güvenmiyorum senin gibi birisine..

Arkadaşlar geçende bir şey duydum çok doğru bence. Hayatınızda negatif enerji yayan, iki ayaklı yalancıları hayatınızdan çıkardığınız da hayatınıza pozitif enerjiler geliyormuş.. Bunu bi deneyeyim dedim ve bana yük olan, bana negatif enerji salan tüm bit yavrusu dost görünümlü şeytanları sosyal medyadan silmeye karar verdim ki, kalbimden sileli çok çok uzun zamanlar olmuştu.

Mesela beni yapamayacağı şeylerle tehdit edenleri (sözde şaka), dayak yeme meraklılarını(erkek düşkünü farklı bi tabirde varda onu yazamıyorum), gerçeği bilip aman benim başım ağrımasın, suya sabuna bulaşmayayım diyen vicdansız dost görünümlüleri (ben yaşımdan dolayı anne olamayabilirim ama sen hiçbir zaman anne olamayacaksın çünkü niye biliyor musun sen gerçekten yaşananları bile söyleyemeyecek kadar aciz bir canlısın, Allah sana anne olmayı nasip etmeyecek, neden biliyor musun o sidik yarışı gibi düşündüğün hayat, annelikte sana dur diyecekte o yüzden, annelik yarış şeklinde değil nasip şeklinde olur, sana o kutsal gördüğün şeyler nasip olmayacak, olsa bile mutlu olmayacaksın, hep boğazın sıkışacak senin, o anlarda beni düşün) Yıllar önce rüyamda intihar ettiğini görmüştüm anlatmıştım sana hatırlarsın, seni kurtarıyordum ama gerçek hayatta seni kurtaracak bir motivasyonum yok artık..,  erkek meraklısı ve beni arkadaşlarımdan&dostlarımdan kıskanan insan, sen aslında iyi biriydin ama keşke kibir deryasına bulaşmasaydın, sınanmamışlığın kibri ile tanışacaksın maalesef..  Aslında insanların hayatlarına müdahale ediyorsun, insanları küçümsüyorsun ya orda kaybediyorsun.. Bende kınadığın ve bir gramlık beyninle verdiğin akıllarla anlatmaya çalıştığın olayların hepsini yaşayacaksın, başarılar dilerim sana, umarım bana akıl verdiğin gibi yaşarsın başına gelince de :))

Bu insanları aslında 1 yıl önce silmeliydim hayatımdan,  ama dedim herkes bir şansı hak eder öyle düşünmüştüm, kimse 2.ci şansı haketmiyor kimse kendini kandırmasın..

Kötüsünüz..

21 Temmuz 2026 Salı

Ameliyathane Çıkışında

 


Çok yakın bir arkadaşım geçtiğimiz hafta bir ameliyat oldu. Onu sevdiğim için ben de yanındaydım, asansörden indik ve ameliyathanenin kapısında gözlerimiz dolu dolu kaldık, ben ayakta o ise sedyesinde. Bazen veda edemezsin bazı insanlara..

Derken zaman geçmek bilmedi, hani bazen zaman çok hızlı geçer ya. O sabah hiç hızlı geçmedi, ameliyathanenin soğukluğu sardı içimi. Dışarı çıktım biraz hava aldım, en az iki saat süreceğini söylemişti arkadaşım, bir gidip bir geliyordum hastanenin içine. 

Hastaneler beni çok etkiliyor, babamı ve annemi daha çok hatırlıyorum hastanelere girince.

Açıkçası çokta sevmem hastaneleri, pek iyi anılarım yok ondan herhalde..

Ameliyathanenin kapısı her açıldığında ben ve diğer hasta yakınları büyük bir ümit ve merakla, ameliyattan çıkan hastaların isimlerini takip ediyorduk.. Her an bizim yakınımız çıkacak sanıyorduk.

Bir an anneannem aklıma geldi, Atatürk Havalimanında onu karşıladığımız zamanlar gözümün önüne geldi, sanki ordan geldiği gibi bir gündü, içimizi sevinç kaplardı o zamanlar, biraz orada yaşadığım duygulara benzettim o anları. Havalimanının yurt dışı geliş kapısındaydım bir an sanki. Sadece ek olarak korku da vardı, hem korku hem sevinç..

Hayır hayır ameliyathanedeydim, anneannem, annem, babam hepsi ayrı ayrı aklıma geliyordu, o duygular ve hatıralar aklıma gelirken bayılacak gibi oldum, o an bir hasta yakını hemen yanıma geldi, arkadaşımın ismini duydunuz mu okundu mu dedim, "aa dedi sanki duydum o çıktı hasta odasına aldılar."  Sonra hasta odasına gittim ve arkadaşım oradaydı, kısa bir süreliğine yerimden ayrılınca onu odasına almışlar. Arkadaşım sağ salim ameliyathaneden çıkmıştı.

Mutluydum, hem de çok.. İçimdeki korku da gitmişti, içimde bir şeyle de yüzleşip vedalaştım o gün, neydi tam bilmiyorum ama artık eski Yasemin olmayacaktı, sadece bunu biliyordum.