Uzun zamandır bloguma yazamadım, hayatla birlikte koşmaktan, boğuşmaktan dolayı da denebilir. Yapay zeka almış başını gitmişken, insanların tek dostu menfaat olmuşken, tatlı uykumdan uyandım yine. Bir dostum ısrarla bloguna dön dedi, yazmaya devam etmelisin, ısrarlı bir şekilde, hatta ondan çokça bahsetmiştim yıllar yıllar önceydi.. Buralar o zaman dutluktu. Influencerlar yokken buralar daha samimi yazılar ve insanlar ile doluyken..
Yıllar geçtikçe insanların samimiyetlikleri de tıpkı vicdanları gibi yok olmamışken. Vicdan ne kadar önemli bir duygu, erdemli insanların sahip olduğu. Vicdanının sesini dinleyen insanlar her zaman doğru ve iyi insanlardır. Vicdanını dinlemeyenler doğru ve iyi insanlar değillerdir. Hatta onlarda birer yalancıdır. Hem kendilerine yalan söylerler ve buna inanırlar, hem de başkalarının hayatlarına karşı yalan söylerler. O halde vicdanı olmayan insanlarda yalancı insanlardır diyebilir miyiz? Tabii ki deriz. Vicdanı olan insanlar merhamet sahibidirler ve empati yaparlar. Vicdanının sesini dinlemeyen insanlar bir anlık mutluluk sonrası başkalarının hayatlarını mahfettiklerinin belki değil belki de farkındalar ama kendilerine bir gün hesap sordukları zaman, anlayacaklar ne yaptıklarını. Kendi başlarına gelmeyeceklerini sandıkları şeyleri tek tek yaşayacaklar, gülme komşuna gelir başına bir gün.. O günü çok uzakta da sanma, her yapılan şey bir gün yapan kişiye geri dönecek.. Çok şükür ki vicdanlı, merhametli, iyi insanlar hep yoluma denk geliyor ve ben o insanlarla aynı yolda yürümeyi çok seviyorum.
Biricit derki; karma gerçektir, yakın zaman da da kapınızı çalacak korkmayın eğer vicdanınız rahatsa..
