8 Ağustos 2012 Çarşamba

Africology Ürünleri Deneyimime Başlarken:)


Bugün kargodan çok sevimli bir paket aldım ve Africology deneme ürünleriyle karşılaştım:) 



Bende henüz yeni tanışıyorum,denedikçede ürün yorumlarımıda yapacağım.Ama kısacası Africology'i biraz tanırsak: Ürünlerin icinde marula, afrikan patatesi, aloe ferox, rooibos bitkileri var. Bunlar yüzyıllardır Afrikada şifalı olarak bilinen ve iyileştirme özellikleri olan bitkilerdir.



 Ürünlerin içindeki koruma maddesi diğer ürünlerdeki gibi raf ömrünü uzatmak için kullanılan kimyasal maddeler değil onun yerine anne sütüne en yakın olan keçi sütü enzimi  ve buzlar üzerinde İsveç'den Güney Afrika'ya getirtilmektedir. Ürünler tamamen natureldir.Ürünlerin doğal olması çok güzel bir durum.Hayvanlar üzerinde hiçbir şekilde deney yapılmamış.Ben her zaman hem doğal ürünleri hemde hayvanlar üzerinde deney yapmamış markaları tercih etmeye çalışan birisiyim,bu konuda Africology Markasını tebrik ediyorum.


İstanbulda Harvey Nichols'da satışı yapılmaktadır. Bioritm İstanbul'da da satış ve uygulaması yapılmaktadır. Afrika'da 300 den fazla lüks otelde spa ürünleri kullanılmaktadır.
Türkiye Africology naturel ürünlerini kullanan ünlüler arasından Ebru Gündeş, Hülya Avşar ve Gülben Ergen de bulunmaktaymış.
Benim için büyülü ve bambaşka bir deneyim olacağa benziyor:)


Ayrıca bu ürünleri oldukça dikkatimi çekti : Çatlakları önlemek için kullanılan Tissue Oil ve Neroli Balm 




Çatlaklar cildin gerilmesinden kaynaklanan yara oluşumları bildiğimiz gibi. Hamileliğin üç ayında karnımıza ve basenlerimize bitki yağları sürmek iyi gelen bir durummuş. Çatlaklarla mücadele etmenin en iyi yolu çatlaklar oluşmadan önce onları tedavi etmektir. Vücutta hormonsal değişikliklerin yaşandığı ve yeni bir hayatın gelişmekte olduğu bu dönemde hormonsal sisteminizin doğal ritminin dengesini bozacak içerikleri almamak için özen göstermek gerekir. Parabenler, fenoksietanol ve parfüm içerikleri bu zamanda tehlikelidir.Parabenler, fenoksietanol ve parfüm içeriği olmayan bu iki ürünü kesinlikle hamile olduğumda kullanacağım,notumu alıyorum :) Africology Ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.https://www.africology-tr.com/

Biricit, Africology'nin büyülü güzellik dünyasına doğru bir yolculuğa giriyor:)
Son üç görsel alıntıdır.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Acayip Sorular (mim)






Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?
Zaten çaresi olmayan bir hastalığım var her gördüğümü insan sanıyorum:)
Belki bundan hiç bahsetmedim belkide bahsetmek istemedim,ciddi ve ağza alınmayan bir hastalık için iki yıl öncesinde birtakım tahliller yaptırmam gerekti.En yakın arkadasımla tahlilleri yaptırmıstım,işyerimden izin alırken iş arkadaslarıma telefona bakmamalarını -annem çünkü arada arar- bakarlarsada benim lavaboda olduğumu söylemelerini istedim.
Çünkü annem bilmiyordu tahlil yaptıracağımı hastaneye gideceğimi,üzülmesini istemedim.Tahlili yaptırdık sonuc ise temiz çıkınca tabii anneme anlattım gönül rahatlığı ile:)
Bir yıl ömrüm kalsaydı,anneme yine söylemezdim,çünkü çok üzülürdü.Kalan bir yılımda ise sevdiğim insanlarla olurdum hep.Deniz kenarından ayrılmazdım:)Bide Fatih Camiisinde cenaze namazımın kılınmasını isterdim,ne bileyim oraya bağlı hissediyorum kendimi.

Fobileriniz , takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?
OOOO çok var,asansör ve metroya tek basıma binemem mesela,evden cıkmadan cantama on kez bakarım bısey unuttum mu dıye,13 rakamını sevmıyorum:) varda var zaten bunla ılgılı mim yazmıstık:)

Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız?
Hemde İstanbul'da oluyor bu olay:)) Şaka derim herhalde kamera nerde derdim:) Sıkılır insan yahuu tek basına,napayım gezerdım bakardım,bi kitap alır okurdum:))

Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?
Dubai hayalim var benim:) Dubai'de mimariyi ve altın oteli merak ediyorum.İlk oraya giderdim,sonra Amerika'ya.Amerika'dada insanların rahat olmaları hosuma gidiyo sankı doğallar gibi.Avrupa bana göre değil havası soğuk,kapalı içim bunalır orda:)Ama İspanya Mayorca adaları olabilir deniz kum güneş:))

İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ? 
Kurbağa değilde,ben çok öküz öptüm yahu:)) Öküz öptüm insana dönüşür diye ama öküz bu öküzlüğünden taviz vermedi:)

En son yaşadığınız küçük düşürücü , unutamadığınız olay ?
Bir dostumun arkamdan iş çevirmesinden dolayı beni rezil etmesi,sonucu ise onu hayatımdan çıkardım,iyi yapmışım ama değil mi?:)) Hayat seçimlerden ibarettir,bende seçimimi yaptım,kimsenin bana kızmaya hakkı yok bu saatten sonra.'güven' olmadan dostluk,dostluğuda geçtim arkadaslık olur mu?Güven bir kere suistimal edilirse,bir daha güvenilir mi?

Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?
Kahve fincanım,sigaram,mendil.

Hayatınızın bir kitap/ film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmasını isterdiniz ?
Bridget Jones'un Günlüğü kitabı zaten film olmuştu,ondan esinlenerek blogumu bu isimden açtım zaten:)

En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ? 
Giderdim sonucta uzaylıda olsa en yakın arkadasım, zaten İstanbul sıkıcı yeni yerler ve gezegenler görürüm:)Denek olmak sorun değil:PP

İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir? 
Eski sevgililerimin hepsine bi uğrardım:)) Mesela havada uçan şeyler,aynalara yazılmış yazılar (biricite bunu neden yaptın,biz öbür taraftan geldik,hemen onu ara:))
Yeni sevgilimede uğrardım,bakalım ben yokken neler yapıyormus?:))

Kendimizi kötü hissettiğimizde yaptığımız şeyler?
Ağlarım ağlarım ağlarım:)) Siz bakmayın böyle durduğuma:) 
Ağlarım kısacası her zaman her sey dört dörtlük değildir,bir sorun olur işyerinde bile olsam girerim tuvalete ağlarım,ama masamda değil tabiiki:)birde yapmacık ağlamam yoktur benim burnum kıpkırmızı salyam sumuğum karısmıs bı sekılde ağlarım..
Sonrasında rahatlarım en yakın arkadasımı ararım onunla bulusurum en kısa zamanda,yada internet üzerinden konusarak dertlesirim.
Evdeysemde ağlarım sonra dısarı çıkarım arkadaslarımla görüşürüm.Bir kitapta okumuştum,eğer birşeye sinirlendiyseniz tepkinizi 24 saat sonra verin,bunu uygulamaya çalışıyorum.Çünkü insan sinirlendiğinde ani tepkiler verebiliyor,hepimiz insanız sonuçta,ama aradan zaman geçince biraz sakinleşince olaylara başka açılardan bakabiliyoruz.