29 Kasım 2012 Perşembe

Huyum Kurusun İle Röportaj Yaptım!:)



O bir Kadın Blog Yazarı,O bir Öğretmen,O İyi Yürekli Bir Dost,O Raxyo Radyo'nun İlk Kadın DJ'i,O Blog Dünyasında Herseye Kosturmaya Çalışan İnsan,O bir Weblog Sözlük Moderatörü,O bir Garfield Sever,O bir Huyum Kurusun:)) Çok sevdiğim,severek okuduğum bir blogger olan Huyum Kurusun'la bundan beş ay önce röportaj yapmaya karar verdik ama ancak şimdi yayınlayabildiğim,sımsıcak röportajımla sizleri başbaşa bırakıyorum:)

Huyum Kurusun Öncelikle Yaz Köşesi Röportajlarımın bu haftaki konuğu olduğun için çok teşekkür ederim.
Asıl ben Teşekkür ederim canım konuğun olmak mutluluk verici.Benim tabi ki bu röportajı yazın yazmam gerekiyordu. Bu zamana kaldığı için güz röportajına dönüştü.Bu gecikme için özür dilerim. En tembel blogger kategorisinde önemli dereceler alabileceğimin bilincindeyim.



Ne demek Tatlım Aşkolsun:)Estagfirullah deyip sorularıma geçiyorum,Huyum Kurusun blog dünyasına ne zaman ve ne amaçla geldi?Kimdir Huyum Kurusun?Neden 'Huyum Kurusun' ismini seçtin,huyumdan dolayı diyeceksen bence hiç huyun kurumasın:)İlk yazını mim yazısıyla başlamışsın,demekki öncedende blog dünyasındaydın.Blogunu kapatıp,tekrar mı açtın?
Zamanını bende unuttum.Tekrar bir bloguma bakıp hemen dönüyorum.2010 kasım ayında başlamışım blog yazmaya.Başladığımda blog nedir ne değildir pek bir fikrim yoktu.Arkadaşımın hadi sende bloga gel böyle bir şey var demesi üzerine geldim ve devam ettim.Tabi arada kaybolmalarımı saymazsak.Beni blog dünyasıyla tanıştıran arkadaşımda hala blog yazıyor.O da bir dönem kaybolmuştu şimdilerde döndü gene.Blogumu hiç kapatmadım başka blogumda yok. Mimle başlamama sebep de işte o arkadaşımdır.Dediğim gibi hiçbir fikrim yoktu blog dünyasıyla ilgili herhalde mimle blog yazmaya başlayan bir ben varımdır.:)

Kim olduğuma gelecek olursam.Sahi kimim ben diyecek kadar kafayı sıyırmış,sorgulamayı seven duygusal olduğu kadar mantığa boğulmuş ikisi arasında kıvranan ,mizahı seven , insana değer veren , uyumayı çok seven ama gece uyumayıp gündüz uyuyan,üşengeç, işine düşkün huykurusu bir insanım işte.
Huyumkurusun nicki huylarımdan sıkıntı çektiğim için ortaya çıktı ve bana cuk oturdu.Bu nicki neredeyse ikinci bir ismimmiş gibi benimsedim.Yanlış anlaşılmasın huylarımın genelde zararı hep bana dokunur. Başkalarına zararı olan bir tip değilim.Huylarımdan hem kurtulmaya çalışıp hem de kurtulamayıp, bu döngü arasında yakınıp durduğumdan nickim de oldu huyumkurusun.:)


Öğretmen olduğunu biliyoruz.Peki öğretmen olmak blog dünyasında bir dezavantaj mı,yoksa avantajlı bir durum mu?
Avantaj mı dezavantaj mı daha önce hiç düşünmemiştim.Hayat içinde avantaj ve dez avantajlarını yaşıyorum.Blog dünyası içinde bu durum geçerli aslında. Avantajı şöyle ki anlatacak hikayeler çok oluyor ve öğrencilik herkesin yaşadığı bir süreç olduğundan ilgi çekiyor.Dezavatajı ise öğretmen olduğunuz için sizden beklenti farklı olabiliyor.Birde öğretmen olacak tarzı düşünceler olabiliyor.Açıkcası bunu çok da umursuyor değilim.Birde öğretmenliği monoton görenler yok değil.Sıkıcıdır gibi bir ön yargı da var.Bir de öğretmen olduğunuz için daha mesafeli duran mesafeli yazan kişilerde olabiliyor.Bazen mesleğiniz kişiliğinizin önüne geçiyor.

Raxyo Radyo'nun ilk Kadın Dj'isin,bu nasıl bir duygu?Hem radyo,hem weblogsozluk,hem blog yazarlığı,hem öğretmenlik,bloglar listesi,bizim mahallenin blogları,faal olmayı ve faydalı işlerle uğraşmayı seviyorsun,gelecekteki projelerin neler?Radyoya devam edecek misin?
Valla raxyo da weblog da aynı blog dünyasına girişim gibi aniden gelişen bir olaydı.Yeni şeyler denemeyi öğrenmeyi hep sevdim.Farklı şeyler denemek yeni şeyler keşfetmek oradan bir şeyler kapmak beni mutlu ediyor.Bir şey öğrendiğim veya bunun farkına vardığım günlerde daha mutlu oluyorum.Ben de bilmiyorum devam edecek mi raxyo.

Devam ederse fırsat buldukça onlarında bana ihtiyacı olursa neden olmasın, raxyo keyifli bir uğraştı benim için.Weblog blogun devamı daha eğlencelisi gibiydi.Blog dünyasını buluşturan güzel bir ortamdı.Gene oralarda buluşuruz inşallah.Muhtarlık işlerinde ise Dayatılan’a yardımcı olmam gerekiyordu. Henüz olamadım. bu konuda mahcubum açıkcası. Şu ara özellikle hayatım daha da bir yoğun kafa yorgunluğunun yanında zamanım da pek olmuyor.Gelecek de projem olursa bile gene doğaçlama olur.Ben uzun vadeli planlar uygulayabilen bir tip değilim ama öyle biri olmayı isterdim.


Blog Dünyasında beğendiğin ve beğenmediğin blogların özellikleri neler,blog dünyasında kendini nerede görüyorsun?
Blog dünyası çok geniş bir dünya ve ben bunun büyük kısmına hakim değilim.Kendine özgü samimi blogları okumayı seviyorum.Bunun yanında sürükleyici yazan popülerlik peşinde olmayan yazarlar daha çok ilgimi çekiyor.Popülerlik için uğraşıldığını ya da samimiyetsiz insan olduklarını fark ettiğim blogerların bloglarını okuyasım pek gelmiyor.Marka takıntısı olan ya da bir şekilde benim dünyam böyle bak gördünüz mü havasını atmaya çalışan çiğ insanların bloglarını takip edesim gelmiyor.İlgimi çeken konularda yazan blogları takip ettiğim gibi günlük havasında yazan samimi blogları okumayı da seviyorum.İnsan tanıyor olmak güzel oluyor.O insanla farkında olmadan bir bağ kuruyorsunuz ve artık onun da yaşamını anlamaya başlıyorsunuz.Bence bu güzel bir paylaşım.Blog dünyası yazmayı yazarak kendini ifade etmeyi seven insanlarla dolu.Bu sebeple bu tür insanlarla dertleşmek paylaşmak daha bir farklı.Çok bilimsel yazacağım diye sıkıcı hale gelmiş bloglarıda pek okuyamıyorum.Yeterince yoğun yıpratıcı bir yaşamın içindeyken biraz da kafa dağıtmak isteği de oluyor insan da. Okurken hem eğlendiğim hem öğrendiğim hem de duygu paylaşabildiğim yazıları okumak tercihim.Blog dünyasında kendimi belli bir yerde görmüyorum.Benim amacım birazda kendime anı bırakmak yazdıklarımı ilerde hatırlamak.Öğretmenlerin hep şöyle bir hevesi vardır.Bunları yazsam kitap olur diye.Bende hem iş hayatımdaki tecrübelerimi anılarımı yazdığım gibi kendimi de anlatıyorum bir yandan.Ne yaptığımı pek bende bilmiyorum .Bir kaç nedenim var blog yazmak için ve hepsini karma karışık ortaya döküyorum.

Blog yazmayı düşünen,yeni blog açmış blog yazarlarına tavsiyelerin neler,sence bir blog ve blog yazarı nasıl olmalı?İzleyicilerime söylemek istediğin mesajın var mı?
Bence benim gibi çok doğaçlama bilinçsizce başlamasınlar.Biraz bu dünyayı tanımaya çalışsınlar.Çok her şeyi ortaya dökmenin doğru olduğunu düşünmüyorum.Kimliklerini güvenli tutmaları, eğer kişisel yazıyorlarsa onlara daha bir özgürlük tanıyacaktır.Çünkü güvenli tutmaları, eğer kişisel yazıyorlarsa onlara daha bir özgürlük tanıyacaktır.Çünkü insan doğası gereği çevresindeki insanları kırmak istemez ya da onların gözündeki yerini değiştirmemek adına kimi zaman kendini ortaya koymaz.Bu sebeple blog dünyasında kişisel yazacaksanız gizli kalmak daha doğru olur diye düşünüyorum.İnsanlarla oynamak gibi saçma sapan uğraşlara giren bloggerlar olabiliyor bunlara karşı da dikkatli olsunlar.Kısacası herkesi kendi gibi bilmesinler.Bu dünya çok geniş bir dünya.Blog dünyasında herkes hiç olmadığı kadar gerçek olabildiği gibi gerçek de olamadığı kişiyi de oynayabiliyor.


Sence bir blog ve blog yazarı nasıl olmalı?
Bence blog yazacak kişi nasıl bir blog açmak istediğini düşünmeli ve buna göre yazmalı .Aslında belli kıstaslar yok nasıl istiyorsa öyle yapmalı.Başkalarını düşüncelerine göre hareket etmemeli.yorum çok gelsin takipçim çok olsun anlayışıyla açılan bir blog bir nevi işe dönüşür artık bir hobisel uğraş olmaktan çıkar.İnsanı strese sokar.Bence bu tarz uğraşlardan kaçınmak en güzeli.Ama gene de herkesin düşüncesine ve uğraşına saygı duyuyorum.Sonuçta bunu yapmaktan hoşlananlarda olabilir.
Bence bir blog tasarım açısından göz yormamalı.Okunmak için açılmışsa okunaklı ve göz yorucu olmayan temalar kullanılmalı.Kısacası amacına iyi hizmet eden bir blog olmalı,sık güncellenmeli.Diyene bak:P(Yazar burada kendinden şikayet ediyor)Tamam işte hocanın dediğini yap yaptığını yapma demişler.:P:)(Hoca derken öğretmen olmamdan kaynaklı bir atıftı yoksa blog dünyasıyla ilgili hocalık taslayacak yeterlilikte olduğumu düşünmüyorum.(Hep bu yanlış anlaşılma korkum yüzünden böyle detaylarda boğulurum.(huyum kurusun))

Biricit izleyicilerine sevgilerimi gönderiyorum.Seni takip etmekle iyi bir tercih yapmışlar.Şu sanal fani blog dünyasında(yazar burada arabeske bağlıyor.:P) samimi bir blogger yakalamışlar şanslılar seni izledikleri için.Ayrıca bende şanslı hissediyorum seni tanıdığım için.Çünkü sen sırf kendini düşünen bencil insanlardan değilsin.Ortada bir çorba varsa hep beraber bu çorbayı yiyelim diyen geniş yürekli insanlardansın.Bunu en içten duygularımla söylüyorum.Benimle röportaj yaptı az nezaket göstereyim güzel şeyler söylemeliyim gibi bir düşünceyle yazılmadı .Bunu da belirtmek istedim.Sevgilerimle …
Huyumkurusun

Huyumkurusun'a bu güzel,samimi ve sımsıcak röportajı için çok teşekkür ederim:) Blog Dünyasında iyiki tanımışım dediğim insanlardan birisini sizde yakından tanımalısınız,Huyum Kurusunun blogu http://huyumkurusun.blogspot.com/ 

Biricit derki; Yaz Köşesi Röportajlarım yine harika bloggerlarla devam edecek,beklemeye devam edin:)
görseller huyumkurusun bloguna aittir.o da nerden bulmuş onuda bilemiyoruz google saolsun:)

Bumerang'tan Vichy Krem Gelmiş!:)


Bumerang'tan Hediye Gelmiş:)) Vichy İdealia sosyal içeriğini en çok okutan ilk on blog arasında olmuşum(Bumerang'ın En Sosyalleri) ve Bumerang'ta bana bir hediye göndermiş,çok sevindim buna:))




Hemde denemeyi düşündüğüm merak ettiğim bir üründü.Teşekkürler Bumerang:) Diğer Vichy kremim bitince,bu kremide deneyip deneyimimi paylasacağım:) Rengi gerçekten pembe,kokusu da hoşmuş bu arada:)




Biricit,Vichy kremine çok sevindi ve Bumerang'a teşekkür ediyor:)

27 Kasım 2012 Salı

Gratis'e Aş Erdim:)


Gratis'te yüzde elli indirim olunca,bende nasibimi alayım dedim:)) Gratis'e aş eriyordum,nasıl hamile kadınlar bişeyi çok isterlerde aş ererler ya aynı bende aynı şekildeydim:)),fırsat bu fırsattır dedim ve Essence ürünlerinden bikaç bişey alayım dedim,ne zamandır denemek istiyordum ama Gratis'e gitmemiştim iyi oldu:))Belki kendim kullanırım kullanamazsam hediye olarakta olabilir belkide.:)Ama The Balmlardada gözüm kaldı(sexy mama,orgasm,frat boy ayy hepsi hepsiii:)) ),artık bi yılbaşı indirimi yaparlarsa öbür aya alırım:))



Hangi far sizce bana gider,daha çok yakışır gözlerimin karasına,yeşil mi yoksa mavi mi?:))


Biricit,hep bu indirimler devam etsede daha çok alışveriş yapsam diye düşünüyor:)

25 Kasım 2012 Pazar

Evim Sensin



Evim Sensin filmini çok merak edenlerden biriydim,fragmanı çünkü çok etkilemişti beni.En yakın arkadasımla izlemeye giderken(onun ikinci izleyişi ama benim için yine izledi saolsun çok sever beni:)),yanımıza iki kutu mendil aldık.Ama ben sadece bir adet selpağı tamamen gözyaslarımla doldurabildim.Yani çok ağlarım diye düşünmüştüm,ben mi duygusuzum acaba?

Film aslında iki bölümden oluşuyor.Yani film arasından önceki bölümü ve film arasından sonraki bölümü.Filmin ilk yarısı;İskender (Özcan Deniz)'in kasları ve vucut hatlarını izlemeyle geçiyor..Ve Leyla (Fahriye Evcen)'nın sevimli görünmek adına yaptığı çocuk taklidi konusmaları biraz canınızı sıkabilir.Ben bebek taklidi,çocuk taklidi konusması yapan böyle şirin görünmeye çalışan kadınları sevemiyorum çok itici duruyorlar bana göre..
Filmin ilk yarısı zaten,fragmanında izlediğiniz bütün olayların olduğu kısım.Ben aslında filmin senaryosunu oldukca farklı tahmin etmiştim,fragmana göre yani farklı hayal etmiştim.İlk yarısı biraz hayal kırıklığı oldu o yüzden,hiç ağlamadım taaki gelinlikli sahneye kadar..Gelin görünce dayanamıyorumki ben,çok fena oluyorum,bu zamana kadar kaç tane sevdiğim kız arkadasımı o gelinlikle gördüm hepsindede içim tuhaf oldu,melek görmüş gibi,öyle tuhaf duygularki,hepsindede gözlerim dolmustu..




Filmin ikinci bölümünde ise,asıl film o zaman baslıyor..Evet o kısımlarda gerçektende ağladım,öyle sahneler öyle diyaloglar varki filmde..Sadece aşk değil,aile üzerine mesela bir babanın kızına söyledikleri,seven bir kadının vedası insanı nasıl ağlatır,sevenler neden hiç kavusamazlar bu dünyada,peki sevdiğinizden her ne olursa olsun,basınıza ne gelirse gelsin asla vazgeçemez misiniz?Ölüm sizi ayırana dek hep yanında olmak..
Bu filmi hala aşka inananlar varsa eğer kesinlikle izlemelisiniz,ben hala inanıyorum gerçek aşk var.. Filmin sonunda kadınlar tuvaleti çok doluydu herkes ağlamıstı,sonu çok fena çoook.... Peki sizin eviniz kim?


Biricit derki,bigünde şu sevenler mutlu olsunlar,Allah'ım sevenleri hep kavustur..
resim alıntıdır.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Blogum Bir Yaşında!:)


Blogum bugün 1 yaşında:)) Yapayalnız kaldığım bir kış gecesi açtığım blogum bir yılını doldurdu,inanamıyorum,mutluyum hemde çok:)İlk yazımı  aslında bir dergi için birbucuk yıl önce yazmıştım,fakat dergide yayınlanmayınca (aksilikler peşimi bırakmaz) bende inat ettim blog açtım:)) burada yayınladım:)



Bloguma,yazılarıma baktığımda kendimi görüyorum ve iyiki blogumu acmısım diyorum.Neden 24 Kasım 2011'de açtım,ben aslında öğretmenim diye yazmak isterdim ama tamamen tesadüfen oldu..Tüm öğretmenlerimizinde öğretmenler gününü kutlarım,unutamadığım öğretmenim şu anda hayatta olmayan ilkokul öğretmenimin,ortaokuldaki Türkçe öğretmenimin,lisedeki din öğretmenimin ve facebooktaki tüm öğretmenlerimin..24 Kasım gecesi artık içimde biriktirdiklerimi,hep sustuklarımı bi yerden aktarmam gerektiğini düşündüm sanırım.Herkesin yaşam ve ölüm arasında arafta kaldığı geceleri olmuştur hayatı boyunca..Ben en son geçen sene arafta kaldım ve yaşamayı seçtim..Ne olursa olsun,başımıza ne gelirse gelsin asla umudumuzu kaybetmemeliyizi seçtim.Ve kötü insanların kazandığı bir dünyada onlara suskun kalmamayı seçtim.Hep sustum ama içimde kalanları,yasadıklarımı,yasayacaklarımı,umutlarımı,başıma gelen herseyi paylasmayı ve hayata karsı suskun kalmamayı seçtim.
Birgün bir blog yazacaksın ve blogunda birbirinden farklı,birbirinden değerli insanları tanıyacaksın,hepsinden farklı tadlar alacaksın,hepsinin yazısından yeni şeyler öğreneceksin,hatta bir dergidede olacaksın(bir sürü dergilerdende teklifler alacaksın..:)) deselerdi hayatta inanmazdım.Ama şimdi bunun ne demek olduğunu anlıyorum.

Yazmak terapi gibi geldi bana,belkide ruhumu burada arındırıyorum,sinir anımda,kızgınlık anımda yada hayatımda basıma gelen güzelliklerin mutluluğunuda yazdım.İlk baslarda kimse takip etmezken kendi kendime konusuyormusum gibi hissettim,sonra üç kişi takip etti,üçüde erkekti:) Bloggerlar hep erkek sanırım derken ilk kadın izleyicim takibe basladığında sevıncten cığlık atmak üzereydim:) Kadınlarla ilgili seyler yazıyordum ve erkek bloggerlar ızlıyordu beni,bir tanede kadın blogger yok mu derken bir de baktım kadın blog yazarları milyonlarca imiş:))Şu an bakıyorum 968 kişi olmuşuz:) 415 yazı yazmışım, 91244 kez görüntülenmişim, 9863 yorum almışım&cevaplamışım ve ülkeler..yani inanılmaz yurt dışında bile okuyanlar var bu harika bi duygu..:)) 




Çok yakın arkadaslarım biliyorlardı ilk basta blogumu,sonra güvendiğim insanlar derken dost görünüpte dostum olmayan ama dostum sandığım insanlarda blogumu kesfettiler..İstatistiklerdende anlasıldığı gibi hayatımda olmayıpta beni tanıyanlar,googledan yazarak blogumun adını,acaba benden mi bahsetti,ne yazıyor ne yapıyor diye bakmaya basladılar..




Tehditler bile aldım blogumdaki yazılar yüzünden,hakaretli yorumlar,kullandığım blog yazılarımdaki görseller hakkında bile nasıl kullanırsın,kullanamazsın şeklinde yorumlar bile yazdılar adsız kişiler,sanki onların tekelindeymiş Biricit Cons gibi..
Hayatımı yıllardır bilen dostlarım, beni Biricit Cons'a çok benzetiyorlar.Bende filmlerini izlediğimde anladımki çok benziyoruz:)) Yazılarımı sadece içimi dökmek için yazdım,kimseyi kırmak incitmek için yazmadım,ama özelimden artık bahsetmemeye karar verdim,çünkü hayatımda benim için gercekten özel birisi var ve sanırım o üzülüyor,kırılıyor,istemeden onu incitiyorum ve bende üzülüyorum o üzüldüğünde.Yine yazacağım ilişkiler,kadınlar,erkekler,güzellikler hakkında ama özelimden bahsetmeyeceğim..Burası benim hayatımdan dünyaya baktığım bir pencere..Burası biricitinyeri,yani biricitin mekanı,burada sadece hayat var!:) Hepsi gerçekten yaşanan ve yaşanmakta olan hayatım.. Demem o ki (bu kalıba da bayılıyorum) ;  hayat güzel ve yaşamak, her ne olursa olsun, yinede çok güzel.. 

Her gününüz yasemin kokularıyla geçsin,tüm hayatınız..:))

Biricit,blog yazdığı için çok mutlu,iyiki blogumu acmısım diyor!:)

23 Kasım 2012 Cuma

Africology Ürünleri Deneyimim :)


Africology ürünleri deneyimimim sonuna geldim,hemen hemen gelen bütün ürünleri bitirdim,gerçekten kullanacağım markalar arasında yer alacak sanırım,çünkü ürünlerin doğal olması çok hoşuma gitti,hepsi bitkisel içerikli,kullanımı rahat,ürünlerde hayvan deneyi yapılmamıs ve paraben gibi zararlı maddeler içermemesi,harika..Africology 'e çok teşekkür ederim..:)



Slimming Detox Cream - Sıkılaştırıcı İnceltici Detoks Kremi

İnceltici ve sıkılaştırıcı bir etki için deniz yosunu, sarmaşık, ulak otu, keçisakalı ve ısıran orman asması botanik karışımı içerir. Adipositlerdeki lipolizini tetikleyen, trigliseritlerin hidrolizini arttıran ve mitokondrideki serbest yağ asitlerinin oksidasyonunu hızlandıran kafein, guarana özütü, karnitin, sisteik asit ve pantetein sülfonat ile zenginleştirilmiştir. Hücrede faaliyet taratarak çalışmayı tercih ediyoruz; sadece santimetrelerde azaltma göstermek için su kaybettirmektense bu şekilde yağı enerjiye dönüştürebiliyoruz. Vücudun susuz kalmaması ve hücrelerini genç ve sağlıklı tutması için cildin suyu muhafaza etmesi çok önemlidir.

KULLANIMI: Kontrollü incelme programının bir parçası olarak her gün kullanın; vücudunuzu fırçaladıktan sonra etkilenen bölgelere masaj yaparak ürünü nüfuz ettirin. Deneme boyu olduğu için tamamen bi sıkılastırma etkisi almadım,bu tarz ürünleri sürekli kullanınca bi sonuc ortaya cıkar.




Geranium & Frankinsence Body Balm

Sardunya kuvvetli bir esans yağıdır ve birçok kullanım alanı vardır. Mutluluk duygusunu, performansı, pozitif düşünceyi, dinlenmişliği ve yaratıcılığı arttırır ve saldırganlık, amnezi, endişe, depresyon, stres, uzaklaşma ve zihin karışıklığı duygularını dengeler. Buhur ise mutluluk, huzur, pozitiflik duyguları yaratır ve performansı, konsantrasyonu ve yaratıcılığı arttırır. İkisi birlikte kullanıldığında endişe, tükenmişlik, kuşku, depresyon, korku, stres ve duygusal yorgunluk hallerine iyi gelir. 

GENEL BİLGİ:Mükemmel bir A Vitamini kaynağı olan Kuşburnu yağı ile demlenmiş bu balmlar kolojenle elastin üretimini arttırırlar.  Shea yağı doğal SPF 7 güneş koruma faktörü vardır.  Cildi yumuşatır, korur ve iyileştirir. Cildinize masaj yaparak uygulayın; lenf akışını ve kan akışını hızlandırır, cildi besler, ağrıyan ve gergin kasları gevşetir, rahatlatır.

KULLANIMI: Günlük cilt bakım kremi olarak tüm vücudunuza uygulayın. Sıcak taşlarla, bambu ya da Rangu çubuğu ile birlikte kullanıldığında daha kuvvetli etki yaratır. Hassas ve yaşlanan ciltlerde balsamlar yüzde kullanım için de mükemmeldir ve gerektiğinde gece tedavisi olarak da kullanılabilir. Banyo suyuna eklenebilir ya da aromaterapi ocağında eritilebilir. Ben ellerimde ve yüzümde uyguladım gerçektende güzel bi nemlendirme sağlıyor.Kokusuda çok güzel.:)





Jasmine Body Balm
Bilindik ve hoş bir kokusu olan yasemin; mutluluk, huzur, güven, girişkenlik, yaratıcılık duyguları yaratmak için birebirdir ve hissizlik, yalnızlık, depresyon, stres, huzursuzluk ve tükenmişlik hisleri ile mücadele eder. 

GENEL BİLGİ:Mükemmel bir A Vitamini kaynağı olan Kuşburnu yağı ile demlenmiş bu balmlar kolojenle elastin üretimini arttırırlar.  Shea yağı doğal SPF 7 güneş koruma faktörü vardır.  Cildi yumuşatır, korur ve iyileştirir. Cildinize masaj yaparak uygulayın; lenf akışını ve kan akışını hızlandırır, cildi besler, ağrıyan ve gergin kasları gevşetir, rahatlatır.

KULLANIMI: Günlük cilt bakım kremi olarak tüm vücudunuza uygulayın. Sıcak taşlarla, bambu ya da Rangu çubuğu ile birlikte kullanıldığında daha kuvvetli etki yaratır. Hassas ve yaşlanan ciltlerde balsamlar yüzde kullanım için de mükemmeldir ve gerektiğinde gece tedavisi olarak da kullanılabilir. Banyo suyuna eklenebilir ya da aromaterapi ocağında eritilebilir. Favorim diyebilirim,bayıldım:)) Kokusu ve etkisi harika:) Ne de olsa içinde Yasemin var:)))





Patcholi (Ginger & Cinnamon)

Zencefil girişkenlik, güven ve odaklanmayı desteklerken tarçın da zihin karışıklığı, üzüntü, yorgunluk ve sinirlilik halleri ile mücadele eder. YÜZDE KULLANIMA UYGUN DEĞİLDİR. 

GENEL BİLGİ:Mükemmel bir A Vitamini kaynağı olan Kuşburnu yağı ile demlenmiş bu balmlar kolojenle elastin üretimini arttırırlar.  Shea yağı doğal SPF 7 güneş koruma faktörü vardır.  Cildi yumuşatır, korur ve iyileştirir. Cildinize masaj yaparak uygulayın; lenf akışını ve kan akışını hızlandırır, cildi besler, ağrıyan ve gergin kasları gevşetir, rahatlatır.

KULLANIMI: Günlük cilt bakım kremi olarak tüm vücudunuza uygulayın. Sıcak taşlarla, bambu ya da Rangu çubuğu ile birlikte kullanıldığında daha kuvvetli etki yaratır. Hassas ve yaşlanan ciltlerde balsamlar yüzde kullanım için de mükemmeldir ve gerektiğinde gece tedavisi olarak da kullanılabilir. Banyo suyuna eklenebilir ya da aromaterapi ocağında eritilebilir. Kullanımı diğer balmlar gibi,yalnız yüze uygulanmadığı için,dirseklerimde ve kollarımda uyguladım,nemlendirme etkisi çok iyi.Bu balmların hepsininde farklı farklı kokuları var,gerçektende terapi gibi bi etkisi var bunuda belirtmeden geçemicem.





Shimmer Butter - Işıltılı Vücut Kremi
Vücudu derinlemesine nemlendiren esans yağları, Shea butter karışımıyla zenginlestirilmiştir.  Mineral pudrasıyla oluşturulan ışıltının yanısıra Geranium ve Neroli yağlarının güçlü birleşimiyle zenginleştirilen aroma yıl boyunca yaz pırıltısını teninize hapseder.
Bu kremide bayramda kullanmıştım,kollarımda ve boynumda.Gercektende ışıltılı ve parıltılı bı etkısı var,hemde nemlendırme ozellığı.Yılbasındada kullanmayı düşünüyorum:))


Biricit,Africology ürünlerini kullanmaya devam edecek:)

20 Kasım 2012 Salı

Kadınlardaki Fevri Hareketler,Erkekleri Kırar


Ailenizin ilişki uzmanı Biricit,yine kimsenin ele alamadığı ilişkiler hakkındaki tuhaf ve akıl almaz yazılarına devam ediyor..Tamam bu zamana kadar hep erkekleri suçladıkta hiç mi kadınlarda hata yok kardeşim?Niye bunu düşünmedik,ya da düşündükte kağıda mı dökemedik? Kadınların en büyük hatası sinirlendikleri esnada o güzel çenelerini tutamamaları.Karşısındaki erkeğinde bir kalbi olabilir,olur yani kalbi olan erkek yok mu sanıyorsunuz,herkeside aynı kefeye koymamalı,gerçekten iyi karakterli,nadir bulunan erkekler yok mu hayatta?Tabiiki var.İncinebilen,duyguları olan,seven erkekler yok mu?Biz bunlara aslında 'adam' diyoruz.

Peki bir kadın olarak buradan atıp tutuyorum,hatta ayrılmaya çalışan çiftleri barıstırmaya çalışıyorum çevremde,kelin ilacı olsa basına sürerdide,bende sinirlendiğimde kendimi tutamayabiliyorum bazen,üretebiliyorum her kadın gibi.Belkide kadın olmanın getirisi bu,ama yanlış bir davranış.Karşınızdaki üzülebilir,kırılabilir,bunu düşünmüyoruz bazen öfke baldan tatlıdır felsefesi ruhumuzu ele geçiriyor belkide.Karşınızdaki erkek hatalı olabilir,belkide yüzde yüz hatalıdır ama onu dinlemeden kararlar vermemeliyiz,kimsenin kalbini kırmamalıyız.Ama şu da var kadınlardaki hırçınlığın nedeni,belkide sevgiden kaynaklanıyor.Umursamaz olamamaktan,umursamaz olsan hiç bir şeye sesini çıkarmazsın ne halin varsa gör dersin belkide rahatça.Ama bunu yapamayan kadınlar,belkide ilişkilerine sahip çıkmaya çalışıyorlar,yani aksini erkek ispatlasın istiyorda olabilirler.

Kadınların en büyük yaptıkları hatalardan biride 'fazla dırdır'.Çok dırdır yapmamalıyız belkide,gerekli dırdır daha güzel bişey,sürekli adamında beynini yemeye çalışmamalı belkide,adamada bi huzur vermeli,o da insan unutmayın.Hatasıyla sevabıyla,onu olduğu gibi kabul edin,olduğu gibi sevin,gereksiz yere tartısmalar cıkarmayın.Sonra bos yere üzüntüler,kırılmalar,sinirlenmeler..Ve en kötüsüde nedir bilir misiniz,belkide yasanacak o kadar güzel günler varken,yarım kalmıslıklar.. Pişman olmamak için fevri hareketler yapmayın,belki çok seviyorsunuz,belkide onsuz olamıyorsunuz ama kırıcı davranmayın,hakaretler etmeyin karsınızdaki erkekte bir insan...

Biricit derki,fevri hareketler yapıp sonradan pişman olmamak için,iyi düşünüp karar verin,yarın çok geç olmadan..
resim alıntıdır.